2005+e GİRERKEN...

Çok sevgili dostlarım,

Eski yılı dünyanın eksenini değiştiren bir deprem ve bu yüzyılda adını öğrendiğimiz bir başka felaket olan tsunami ile uğurluyoruz. Yüzbinlerce insan yeni bir yıla daha giremeyecek.

Dünyanın içinde bulunduğu dönemsel değişimin işaretlerinden biri de, insan kaynaklı afetler(!) kadar doğal kaynaklı afetlerin de artış hızı ve boyutlarının şiddetleniyor olması. Açığa çıkan enerjiler zamanın geldiğini gösteriyor. Olayların büyüklüğü kuşkusuz düşünebilen ve anlayabilen insanda büyük değişimler yaratmak içindir. Yaratabilir ve kanımca yaratmalıdır da. Ama vakit homosapiens için artık çok geç. Her ne kadar o kendini bilen adam olarak adlandırdıysa da hiç bilemedi. Açgözlü ihtirasları ve dünyaya hükmetme arzusu yüzünden madde bilincinden vazgeçmeyen bu insan türünün 2000li yılların ortasında tamamen tükeneceği biliniyor.

Üzerinde yaşadığımız doğayı ve bizzat kendi doğamızı tükettikçe tükenmekte olan cahil ve acımasız, küstah ve üstünlüğü ele geçirme yarışında çırpınan zavallı bir türüz düpedüz biz. Oysa bugünlerde yepyeni bir insan türü doğuyor ve çoğalıyor. Onlar Homonovus'lar. Onlar İndigo diye adlandırdığımız ilk örnek liderler ve Kristal çocuklarımız olan dingin ruhlara sahip, barışa inanan yepyeni bir tür olarak dünyada bedenleniyorlar. Homonovus ve homosapiens bir üçyüzyıl daha birlikte yaşayacaklar. Bu bizlere verilmiş son şans, belki ne olmaya karar vermemiz için son seçim hakkı.

Evet inanmak güç de olsa gezegenimiz boyut değiştiriyor. Hem yeni bir bilinç boyutuna geçiyoruz. Hem fiziksel coğrafyamız - yeryüzü değişime uğruyor hem de ruhsal olarak insan türü kozmik bir evrimle sarsılıyor. 90lı yıllardan sonra dünyada bedenlenmekte olan insan türünde çok yakında yeni guddeler,hormonlar ve çok gelişmiş DNA sarmalları bulunacak. Bilim şu anda henüz çocukluk döneminde bulunan bu kişiler üzerinde genetik çalışmalar yapıyor. 4. boyut olarak da adlandırılan 300 yıllık bu kısa dönem hepimiz için çok çetin geçecek. Evrimin bazı özellikleri aynı bilinç ve enerji boyutlarında bulunmadığımız, bulunamadığımız kozmos tarafından yüzümüze tokat gibi çarparak yansıyor. İçinde bulunduğumuz bu transformasyon çağını kollektif olarak farketmediğimiz sürece dünyada olup biten olaylar üzerimize gelmeye devam edecek. Depremlerden, bir meteor çarpmasından veya dünyanın yörüngesini değiştirmesinden belki kaçamayız ancak her boyutta bunun negatif enerjisinden kaçınabiliriz. Ve yine her felaket bizi biraz daha sarsarken beraberinde bir fırsat da sunarak hayatı yeniden sorgulamamıza, evrensel yasaların bize işaret ettiklerine belki de çoğu kişinin içindeki uyanışa anlam vererek yaşamlarına farklı pencerelerden bakmalarına neden oluyor. Ancak homo-novuslaşabildiğimiz ölçüde başarabiliyoruz bunu. Unutmayalım ki dostlarım yaşam sonsuz ve biz sadece madde boyutunda bedenlenen varlıklar değiliz. Maddenin ötesini anlamak artık bu yüzyılın vazgeçilmez ödevi.

Eski yıl bir büyük bir felaketle daha son buldu. Yeni yıla yeni insanın barış ve insansever bilinciyle uyanmamız dileğiyle, o yeni insanı içimizde hissedebilmek için bir dua, bir temenni ve bu uyanışa vesile olan evrene şükrederek başlıyorum. Bana katılır mıydınız?

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN