ASRIN BİTKİSİ SOYA

20. yüzyılın en büyük teknolojik ilerlemelerinden biri kuşkusuz gıda kimyası ve teknolojisi üzerine yapılan araştırmalar ve buluşlardır. Bu bağlamda insanlar günlük gıda gereksinimlerini ve yapılan analizlerle hangi besinlerin hangi öğeleri içerdiklerini, nasıl bir beslenme kombinasyonu ve yaşam tarzını benimserlerse uzun ve sağlıklı bir yaşama kavuşabileceklerini saptamış durumdalar. Vücuda gereken başlıca öğeler vitamin, su, yağ, mineral, karbonhidrat ve proteinlerden oluşur. Bunların doğal, yani rafine edilmemiş, hali ile yaş, cinsiyet ve kilomuza göre belirlenen ölçülerde alınması ise uzun ve sağlıklı yaşamın bilimsel formülü.

Hücre yapısının temel organik maddesi olan ve her canlı için yapısal -yaşamsal- önem taşıyan proteinler bizi yazımızın konu baslığına götürecek. İnsan vücudunun proteinlerde bulunan 22 aminoasite ihtiyacı var. Vücut bunlardan 14 'ünü aldığı gıdalardan sentezleyip üretebilirken 8 aminoasiti dışarıdan almak zorunda. "Elzem aminoasitler" diye de adlandırılan bu aminoasitler kimi bilim adamlarınca son zamanlara kadar sadece hayvansal gıdalarda bulunur diye nitelendirilirken, son günlerde bunların bitkilerden de elde edilebileceği yine bilim çevrelerince savunulmakta. Tartışmasız olan konu ise insanın protein ihtiyacını hayvansal kaynaklarla aynı aminoasit kompozisyonuna sahip olduğu saptanan ve istenirse tek protein kaynağı olabileceği belirtilen "soya"dan karşılayabileceğidir.

Artan dünya nüfusu sonucunda hayvansal ürünler de yetersiz kalmaktadır. Et üretimini artırmak için hayvanlara verilen kimyasal yem, ilaç ve hormonlar ise kanserojen etkileri belirlenmiş uygulamalardır. Tıbbi olarok "kronik açlık" diye de nitelendirilen protein eksikliği halen dünyada, ikiyüzmilyonu 5 yaş altı çocuk olmak üzere, sekizyüz milyon insanın sorunudur. Etin iki-üç katı proteine sahip ve dünyadaki açlık sorununu çözebilecek tek besin olan soya, bu özelliğiyle akademisyenlerin gözbebeğidir. Soyadan üretilen süt, peynir, yoğurt, dondurma, sosis, sucuk, kuşbaşı et ve benzerleri hayvansal gıdalara eşdeğer tat, görüntü ve besin değerindedir.

Ekoloji ve ekonomi mucizesi olan soya, yılda 50 kg. sığır proteini elde edilen bir alanda 500 kg.'a eşdeğer protein sağlarken su israfını 15, enerji harcamasını 40 kat azaltmaktadır. Soya, diğer bitkiler gibi azotlu gübreye ihtiyaç duymadığı, aksine havadaki azotu bir gübre fabrikası gibi toprağa bağladığı için Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin yüzlerce trilyonluk gübre sübvansiyonunu da gerektirmiyor. Sanayide yem dolgu maddesi, vitamin, antibiyotik, ilaç, gübre, mürekkep, sabun, macun gibi 350 ayrı ürün elde edilen soyadan artık parafin gibi petrol türevleri de üretilebiliyor. Bio-dizel, yağlayıcı ve hidrolik sıvılar da elde edilen soya, şu anda Belçika'da tüketilen yıllık toplam araba yağı miktarının %10'unu karşılamaktadır.

Yüksek miktarda 1.sınıf proteinin yanı sıra içerdiği kalsiyum, fosfor, demir, bakır, manganez, potasyum, kükürt, flor, nikel, sodyum gibi mineraller; A, B1, B2, C, D, E, K vitaminleri ile hakkında uluslararası tıp sempozyumları düzenlenen tek bitki soyadır. 15-18 Eylül 1996 tarihlerinde Brüksel'de "Kronik Hastalıkların İyileştirilmesi ve Önlenmesinde Soyanın Rolü" konulu 2. uluslararası sempozyumda 18 ülkeden 80 doktor, diyetisyen, biyolog ve laborant, soyanın şeker hastalığı, kanser, yüksek kolesterol, artrit, romatizma, gut, üremi, nefrit, menopoz ve ostropoz konularında kullanımını tartıştı. Soyayı tek başına dünyanın kaderini değiştirebilecek bir güç olarak görmek iyimserlik değil, objektifliktir. Haydi 5000 yıldır Çin'de kutsal bitki olarak bilinen, "sarı mücevher," "tarlaların petrolü," "bitkisel altın" olarak nitelendirilen asrın bitkisi soyayı kullanalım ve çevremizdekilere tanıtalım.

SOYANIN ANAVATANI NERESİDİR?

Soya 4.000 yıl önce Çin'den bütün dünyaya yayıldı. Anavatanı Çin'dir. Deniz yolculuğu ile diğer ülkelere götürülmüştür. Batı dünyası soyayı 20.yy'ın ilk.yarısında tanımaya başladı. ABD'de ticari olarak 1920'de genellikle hayvan yemi olarak çiftçiler tarafından üretilmeye başlandı. İkinci Dünya Savaşı'nda protein ve likit yağa olan ihtiyaç dolayısıyla soya, insan beslenmesinde önemli yer almaya başladı.

TÜRKİYE'DE SOYA

Adana Çukurova bölgesinde (Çukobirlik alıcı bölge) 1960'lı yıllarda Tarım Bakanlığı ve bölge çiftçilerinin girişimleri ile üretilmeye başlandı. Halen Çukurova bölgesinde soyanın üretimi yapılmaktadır.

Özellikle kanatlı yeminde soya küspesi protein zenginliği bakımından en çok kullanılan hammaddeler arasında yer almaktadır. Margarin üretiminde de çok kullanılan bir maddedir. Rafine sıvı yağ şeklinde kullanımı şu an için %1 civarındadır. Pazar payı şu an için düşüktür. Soya ununun protein içermesi ve bayatlamayı geciktirmesi unlu mamuller alanında kullanımını her geçen gün artırmaktadır.

Soya değişik sektörlerde, farklı şekillerde kullanılmaktadır. Özellikle margarin üretiminde ve yem küspesi üretiminde çok tutulmuştur. 1995 yılında margarin sanayinde kullanılması için 150.000 ton soya yağı ithal edildi. Bu yıl ise 96.000 ton soya yağı ithal edilmiştir. Ürünün özellikle kullanım alanları anlaşıldıkça ilgi de artmaktadır.

SAĞLIK İÇİN SOYA

Soya fasülyesi biyolojide tam değerli aminoasitler bakımından çok zengin olup, tüm dünyada çok çeşitli şekillerde diyette ve sağlıklı beslenmede yaygın olarak kullanılmaktadır. Soya fasülyesi dünyada 47 ülkede üretilmekte olup bu ülkeler içinde Latin Amerika ülkeleri ve Çin çok önemli bir yere sahiptir. ABD dünyada en fazla soya üreten ülkedir.

Soya proteini çok kaliteli olduğundan çocuklar ve yetişkinler için çok önemlidir. Aynı zamanda inek sütüne karşı alerjisi olanlar için de önemli bir protein kaynağıdır. Soya proteini kolayca sindirilebilir. Kolestrol içermemektedir. Bu yüzden diyette de soya ürünleri kullanılabilir. Soya doğmamış yağ asitlerini de içerdiğinden kalp krizi riskini de azaltır. Buna ilave olarak soya proteininin hastalardaki kan serumu protein seviyesini yüksek oranda gerilettiği gözlenmiştir. Aynı zamanda bazı kanser türlerinde koruyucu özelliğe de sahiptir.

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN