ASTIM ve DESTEKLEYİCİ TEDAVİLER

Astım hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak için bu hastalığın yerleştiği solunum sisteminin yapısını (anatomisini) bilmek gerekmektedir.

SOLUNUM NEDİR?
Solunum sistemi; burun ve sinüslerden başlayıp akciğerin en uç noktasına kadar devam eder. Görevi yaşam için mutlak gerekli olan dış ortamdaki oksijen(O2) gazının vücuda alınması ve vücutta oluşan karbondioksit in (CO2) dış ortama atılmasını sağlamaktır. Böylelikle akciğere gelen toplar damar kam, akciğeri terk ederken temiz kan haline gelmiş olur. Tekrar kalbin sol tarafına gelen temiz kan tüm vücuda pompalanarak, diğer organların da çalışmasını sağlar.

Nefes alma esnasında ağız veya burundan alınan hava üst hava yollarından geçerek trakea, ana bronşlar ve küçük hava yollarını geçer ve gaz alış verişinin yapıldığı alveoller bölgeye ulaşır. Alveoller 0,075-0,200 mm çapında küçük hava kesecikleridir. Alveolleri daha iyi anlamak için bir nar düşünebiliriz. Bu durumda nar akciğer, nar taneleri ise alveoller olacaktır. Her iki akciğerde 300 milyon kadar alveol bulunur. Sağlıklı bir yetişkin her gün 10.000 litre civarında hava solumaktadır.

Akciğerleri hareket ettiren kuvvetler esas olarak merkezi sinir sistemi tarafından idare edilen solunum kasları ve diafragma kasıdır. Diafragma bir piston gibi çalışır.

Ayrıca akciğer içindeki hava yollarının etrafındaki kıkırdak halkalar arasında adaleler bulunur. Bunların kasılması ile hava yollarının çapı daralır ve hava akciğer içine zorlukla girip çıkmaya başlar. Bu olay astım hastalığının başladığım gösterir.

ASTIM NEDİR?
Astım denilince zaman, zaman ortaya çıkan, kendiliğinden veya ilaçlarla kısmen de olsa geriye dönen yaygın hava yolu daralmasını anlıyoruz. Bu hava yolu tıkanıklığı kendisini nefes darlığı, göğüste tıkanıklık hissi, öksürük gibi belirtilerle göstermektedir. Günümüzde astımın tanımı ";hava yollarının mikrobik olmayan kronik iltihabı bir hastalığı"; olarak yapılmaktadır. Yapılan araştırmalarda astım krizi dışında da hava yollarında iltihabın varlığı gösterilmiştir. İltihabı yapan, hücrelerden (lenfosit, mast, eozinofil hücreleri) salgılanan bir takım kimyasal maddelerdir (histamin, sitokin, vb).

Astım başta çocuklar olmak üzere pek çok kişide görülen bir hastalıktır. Bir yıl içinde astım atağı geçirme sıklığı yetişkinlerde Avusturalya ve Yeni Zelanda'da %7-10 , Amerika ve İngiltere'de %5-6, Avrupa ülkelerinde %2-4 arasında bulunmuştur. Çocuklarda sıklık her toplumda erişkinlerden daha yüksektir. Ülkemizde, Avrupa ülkelerine benzer şekildedir: erişkinlerde %2-4, çocuklarda ise %6-8.

ASTIMIN BELİRTİLERİ
Öksürük: Çoğu kez ilk habercidir. Bazen beyaz renkli balgam oluşur.
Göğüs sıkışması: Sanki göğsünde büyük bir ağırlık varmış hissi.
Çınlama: Soluk verirken ıslığa benzer ses çıkması.
Nefes darlığı: İkinci bir soluk alamadan bir önceki soluğu tamamlayamama hissi.

ASTIMIN FARKLI TİPLERİ
Yıllar boyunca doktorlar astımı alerjik kökenli bir hastalık olarak değerlendirip, iki tip olarak kabul etmişlerdir:
Dış kaynaklı (atopik) astım:
Çevre faktörlerinden etkilenir.
İç kaynaklı astım: Kalıtsal olduğu kabul edilir.

Bu ayrım artık demode olmuştur. Gerçekte astım çevre faktörlerinden etkilenmekle beraber, asıl nedenin alerji ile ilgili olmadığı anlaşılmıştır. Olay hücrelerden açığa çıkan kimyasal maddeler ile hava yollarının daralması olarak değerlendirilmektedir. Nitekim, kalıtımsal eğilim bulunan astımlıların bir çoğunda alerji saptanmamaktadır.

ASTIMIN TEŞHİSİ
Hastanın hikayesinin alınması ve muayeneden sonra akciğer filmi, solunum fonksiyon testi tam için çoğu kez yeterli olur. Ailesinde astım, saman nezlesi ve egzama olan hastalarda alerji testi yapılabilir. Ancak bu çok anlamlı değildir. Çünkü polen, ev tozu, çimen vb allerjenler astımlıların %96'sında pozitif çıkar.
Besin alerjilerinin testi daha da güçtür. İster geleneksel alerji uzmanları, ister destekleyici (integratif) tedavi savunucuları tarafından yapılsın, mevcut testler fiilen güvenilir değillerdir.

ASTIMI TETİKLEYEN FAKTÖRLER
Toz maytları, hayvan döküntüleri, polenler, hava kirleticiler, değişen hava koşullan, egzersiz, besin alerjileri, enfeksiyon, stres, küf mantarları astım krizlerini tetikler.

ASTIMDAN KORUNMA
Astımdan korunma sağduyu ile olur. İngiliz ulusal astım kampanyası bir astım krizinden korunmak için aşağıdaki temel kuralları belirlemiştir:

Sigara içmeyin.
Soğuk günlerde yüzünüzü atkı ile örtün.
Aşın egzersizden kaçının.
Sağlığınızı koruyun.
Nezle ve gripli insanlardan uzak durun.

Eğer astımınızı alerjik reaksiyon tetikliyorsa:
Ev hayvanı beslemeyin.
Yiyeceklerden alerjiniz olan besinleri tüketmeyin.
Havanın kuru ve sıcak olduğu günlerde dışarıda çok vakit geçirmeyin.
Yazın çimenli yerlerden uzak durun ve arabanızın camını kapalı tutun.
Evinizde oluşan küf ve mantarlar hemen temizleyin.
Rutubetten uzak durun.
Eski giyecekleri saklamayın.

KLASİK TEDAVİLER
Astımın klasik tedavisinde kortizon ve beta antagonistleri olarak bilinen ilaçlar kullanılır. Bunlar semptomatiktir. Hastalığı tedavi etmez, kullanıldıklarında astım krizlerim hızla geçirip rahatlatırlar. Bunlar ağızdan veya hava yoluyla alınan ilaçlardır. Hastalar krizlerin dışında da bu ilaçlara bağımlı olarak yaşamak zorundadır.

Klasik tedavide kullanılan kortizonun krizleri önleyici etkisi yanında osteoporoz, kilo alma, kan şekerinde artış, ülser, kan basıncında artış vb gibi pek çok yan etkisi de vardır.

DOĞAL TEDAVİLER
Doğanın bir hastalıkla başa çıkma yolu, vücut, akıl ve ruh olarak kişinin bütününü iyileştirmektir. Bu holistik yaklaşımdır. Doğal terapistin karar vermesi gereken hangi düzeyde müdahalenin gerekli olabileceği ve yan etkilere yol açmadan en etkili biçimde hangi yöntemleri kullanabileceğidir.

Doğal terapist hastalıkla ilgili bir çok fiziksel, psikolojik, genetik, çevresel ya da sosyal faktörü bir araya getirir. Bir hastalığın değişik yollarla tedavisinde gerekli olan farklı hünerleri seçer. Astım hastasına bir akapunktur uzmanı, bir osteopat, bir enerjist, bir bitki terapi uzmanının farklı ve önemli önerileri olabilir. Aşağıdaki doğal terapilerin astıma değişik yönlerden ve değişik derecelerde yararlı olduğu anlaşılmıştır:

akupunktur ve akupresür,
Alexander tekniği
biyo geribesleme (biofeedback)
omurga masajı ile tedavi (şiropratik)
psikoterapi / danışma
şifacılık / teraputik dokunuşlar
şifalı bitki ilaçlan / fıtoterapi
radyestezi
homeopati (hastalığı benzeri ile tedavi etme)
hidroterapi
aromaterapi
hipnozla tedavi
masaj
natüropatik tedavi
beslenme diyet terapisi
osteopati
refleksoloji
gevşeme terapisi
shiatsu
yoga teknikleri

Zihinsel, duygusal ve fiziksel her seviyedeki rahatsızlığı ele alan yukarıdaki doğal terapi tekniklerinin, özellikle astım hastalarına destekleyici olarak büyük fayda sağladığı gözlemlenmiştir. Bununla beraber, söz konusu uygulamalar uzman bir doktor kontrolünde, ve astım hastasına (kişiye) özel kombine programlar yoluyla gerçekleştirildiğinde, kriz sayısı ile kullanılan ilaçların azaltması, ve hatta hastanın tamamen düzelmesi mümkün olabilmektedir.

KAYNAKLAR:
Doç Dr Fuat KALYONCU (ed), Bronş Astması, Ankara: Türkiye Akciğer Hastalıkları Vakfı Yayını No:4, 1996.
Prof Dr Haluk TÜRKTAŞ, Doç Dr İpek TÜRKTAŞ , Astma, Ankara: Özel, 1998.
Roy RIDGWAY, The Natural Way: Asthma, London: Element Books Limited, 1994.

 

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN