ENERJİ PSİKOTERAPİSİ ve ENERJİ PSİKOTERAPİ TEKNİKLERİNİN İLKELERİ

Böyle bir semineri ilk defa Ankara?da büyük gruplara verdiğim için heyecanlıyım, çünkü doğma büyüme Ankara?lıyım. İnsanın kendi mekanı olunca biraz daha heyecan duyuyor.

Enerji psikoterapilerinin, kuramsal temelini ve nasıl işlediğini size tanıtmaya çalışacağım. Ondan sonra da bu teknikler içerisinde enerji akışını düzenlediğimiz bazı küçük egzersizler var, onları hep birlikte yapmayı gönlüm çok istiyor. Oturduğunuz yerde hareketleri tekrarlayabilirsiniz, Dilerseniz not tutabilirsiniz en çok işinize yarayacak olan onlar çünkü. Başlangıç çalışmasını oturarak yapmak daha sağlıklı olur.

Evet, şimdi birlikte küçük bir geziye çıkacağız. Bu gezi oturduğumuz yerde, zihnimizin bize gösterdiği yolda olacak.

Bu gezi sırasında ben sizlere sadece yoldaşlık edeceğim, yol göstereceğim. Zaman zaman zihniniz benim söylediğimden çok daha farklı bir yere gitmeyi tercih edebilir, eğer öyle bir durum olursa kendinizi sadece benim dediğimi yapmak için zorlamayın. Çünkü bunun amacı sizi biraz rahatlatmak; hafta sonunda, akşamın saatlerine yaklaşmışken bütün haftanın, günün yorgunluğunu biraz kapının dışında bırakıp burada yapacaklarımıza daha iyi konsantre olmak için. Eğer zihniniz sizi başka yerlere götürürse bu küçük gezi sırasında, dediğim gibi onu izleyebilirsiniz. Zaman zaman düşünceler gelebilir, birtakım şeylerin çözümleri tam dinlenme anında aklımıza gelir biliyorsunuz. Eğer öyle olursa, benim önerim size, onlara çözüm aramayın, sadece zihninizden geçmesine izin verin. Sanki bir trende oturuyorsunuz ve pencereden manzarayı izliyormuşsunuz gibi bırakın o düşünceler geçsinler, aksınlar. Çünkü bunun doğrusu yanlışı yok, sadece anı yakalayıp o anda neler hissettiğinize odaklanın.

Yine, grup halinde olduğumuz için baştan söylüyorum; eğer katılmak istemeyen varsa tabi ki gözlerini açık tutacak, arada sıkıldığını hisseden olursa yavaşça gözlerini açıp etraftakileri rahatsız etmeden oturmaya devam edebilir.

Evet, şimdi yavaşça gözlerinizi kapatmanızı istiyorum ki çevredeki uyaranlar sizi rahatsız etmesin.

Rahat ve huzurlusunuz, tüm dikkatiniz bedeninizde. Ayaklarınız, bacaklarınız ne konumda iyice dikkat edin. Elleriniz, kollarınız nasıl duruyor, bedeninizin hangi bölgeleri oturduğunuz koltuğa değiyor, iyice dikkat edin. Rahat ve huzurlusunuz, tüm dikkatiniz bedeninizde.

Şimdi, bu küçük geziye çıkmadan önce, içimdeki özden her birinizin içindeki öze ?birlikteliğimiz adına başlayalım? diyorum ve dikkatinizi nefesinize odaklamanızı istiyorum.

Şimdi derin bir nefes alın, bir süre tutun, çok güzel ve nefesi aldığınız sürede ağzınızdan dışarı verin.

Tekrar derin bir nefes alıyoruz, bir süre tutuyoruz ve ağzımızdan veriyoruz. Bir kez daha derin bir nefes, bir süre tutuyoruz ve aldığımız sürede tekrar dışarı veriyoruz. Son bir kez daha derin bir nefes alıp bir süre tutuyoruz, tutuyoruz ve aldığımız sürede tekrar geri veriyoruz.

Şimdi, nefesimiz artık normal hızında ve gevşeksiniz. Verdiğiniz her nefeste biraz daha gevşediğinizi hissediyorsunuz. Bu çok keyifli bir gevşeklik; huzurlusunuz, bedeniniz rahat ve sadece ana bırakıp akıp gidiyorsunuz.

Şimdi bu haldeyken tüm dikkatinizi ayaklarınıza odaklayın. Ayaklarınızın tabanlarının 60 cm kadar altında, pırıl pırıl parlayan, sanki canlı gibi nefes alıp veren bir altın küreyi gözünüzde canlandırın. Bu sizin alt merkeziniz ve sizi dünyaya, dünyanın o güvenilir, güçlü enerjisine bağlayan merkeziniz. Şimdi, bu merkezden aldığınız nefesle birlikte o pırıl pırıl enerjiyi tüm bedeninizden yukarı doğru yönlendirmenizi istiyorum. Evet aynen böyle, çok güzel ve tekrar nefesinizi verirken aşağı merkeze doğru gitmesine izin veriyorsunuz; Bu sizin alt merkeziniz ve sizi dünya ananın güçlü, kuvvetli enerjisine bağlıyor. Rahat ve huzurlusunuz.

Şimdi de dikkatiniz lütfen başınızın tepesinde, 60 cm kadar yukarıda var olan yine pırıl pırıl ışıktan oluşmuş üst merkezinize odaklansın. Burası sizi, evrenin sonsuz ve yaratıcı enerjilerine bağlayan merkez.

Şimdi de aldığınız nefesle, üst merkezinizden evrenin o güvenilir, güçlü ve pırıl pırıl enerjisini bedeninizden aşağı doğru yönlendirin ve böylece evrenin o pırıl pırıl yaratıcı ve sonsuz enerjisini içinize çekin; Rahat ve huzurlusunuz. Keyifle alttan dünya ananın o güvenilir, güçlü enerjisini bedeninizde yukarı çıkartıp üst taraftan evrenin o sonsuz, yaratıcı enerjisiyle birleştirip bedeninizin içinden akmasına izin verin. Şu anda, hem dünya ananın o pırıl pırıl güvenilir, güçlü enerjisi, hem de evrenin sonsuz ve yaratıcı enerjisi bedeninizin içinde akıyor ve sizi hem dünyaya hem evrene bağlıyor. Bu çok keyifli bir duygu, hem güvende ve güçlüsünüz, hem yaratıcı ve sonsuz olana açıksınız ve bu enerji, sizin bedeninizin içinde altın bir sütun olarak aşağıdan yukarı, yukarıdan aşağıya akmaya devam ediyor ve sizi özünüzün bilgisine götürüyor. Sizin özünüz ışıktan, yeryüzü ve evrene bağlı.

Bir süre özünüzün bu keyifli enerjisinin tadını çıkartın.

Birazdan dörtten bire doğru sayacağım. Dört dediğimde ayaklarınızı, bacaklarınızı, üçte ellerinizi kollarınızı ve gövdenizi, ikide omuzlarınızı, boynunuzu ve başınızı oynatmanızı istiyorum. Bir dediğimde, hiç acele etmeden yavaşça kendi hızınızda gözlerinizi açıyorsunuz ve birlikte bir saate yakın süre keyifle yeni bilgileri özümsüyoruz.

Dört; ayaklarınız ve bacaklarınız hareket ediyor.

Üç; elleriniz, kollarınız.

İki; omuzlarınız, başınız ve boynunuz hareket ediyor.

Bir; yavaşça, hiç acele etmeksizin gözlerinizi açıyorsunuz ve keyifle birlikteliğimize başlıyoruz.

Evet, buradasınız değil mi hepiniz? Evrende veya dünya anada takılıp kalan oldu mu?.

Şimdi ?niye enerji psikoterapileri? diye aklımıza gelebilir.

Enerji psikoterapileri, benim hayatımda mesleki kimliğimle, profesyonel kimliğimle çok keyif aldığım enerji, evrenin enerjisi, spiritüalite gibi beni çok doyuran, yeşerten, büyüten bir alanın üst üste hafifçe gelmesini gerçekleştiriyor. Bunu keşfettiğim zaman çok sevindim tabi. Çünkü, hep bir tarafta akademik hayat, psikoloji hakkında, insan duygu durumu hakkındaki kuramlar, uygulamalar, terapiler; öbür tarafta, bu bilgiler olmaksızın deneyimlenen, ama aylarca süren, yıllarca süren bir terapinin sonunda elde edebileceğimiz bir doyum veya bir keşif, farkındalığı çok kolaylıkla veren diğer çalışmalar vardı.

Çok kısa olarak özetleyecek olursam nasıl hayatıma girdiğini; ilk başlangıçta transandantal meditasyonla başladım öğrenciliğim sırasında. Sonra reiki girdi hayatıma ve reikinin çok büyük yararını gördüm. Özellikle, 99 depreminde büyük kayıplarım oldu, Yalova?da yazlıkta. O zamana kadar, ?böyle bir şey benim başıma gelirse deliririm, ölürüm, nasıl yaşarım? diyeceğim bir koşulda reiki enerjisi bana çok destek oldu, bana ve çevreme. Zaten yeni hoca olmuştum, hemen onu da öğretmeye başladım akademisyenliğimin yanı sıra.

O arada, İstanbul?a gidemiyordum, korktuğum için değil deprem olursa diye, sanki oralara küsmüş gibiydim. Uçakla bile üstünden geçtiğimde kalbim buruluyordu. Travma için biliyorsunuz yurt dışından çok büyük yardım geldi Türkiye?ye ve göz hareketleriyle ilgili AMDR dediğimiz bir yöntem geldi. İstanbul?dakilere ben katılamadım, öğrenmek ve kendi travmalarımı çözmek için. Ankara?ya gelindiğinde hemen aldım. Fakat ikinci ileri aşaması İstanbul?da olacak. Düşündüm taşındım, benim için en güvenli ortam olabilir, herkes orada, bana yardım eder ben eğer kötü olursam diye ve o riski alıp gittim. İyi ki de gitmişim. Orada laf lafı açtı, enerjiydi, şuydu buydu; çalışırken, uluslararası bu AMDR grubunda çalışan bir klinik psikolog John Hartung, o da enerjiyle çalışıyormuş, bana Amerika Birleşik Devletleri?nde enerjiyi profesyonel olarak terapide kullanan bir birlikten bahsetti ve onların kongrelerine beni davet etti ve o benim hayatımdaki açılışı oluşturdu.

Şimdi göreceksiniz, bu yöntem son derece basit. Hiç öyle karmaşık çapraşık şeyler düşünmeyin. Çünkü, insanoğlu aslında kendisi çok basit şeylerle, kendisi için olan doğruları ve rahatları bulabilen bir organizma, bir yaratık. Ama her nedense, şu beynimizin sol tarafı devreye giriyor ve işleri sürekli çapraşıklaştırıyor bizim için.

Şimdi, enerji psikoterapileri nasıl bir şey, ona bakalım.

Enerji psikoloji binlerce yıldır devam eden, bütüncül yaklaşım dediğimiz bir yaklaşımın batıda, batı toplumlarında, başlangıçta Amerika Birleşik Devletleri?nde 80?li yıllarda psikolojik sorunları sağaltmada kullanılmaya başlandığı yeni bir yaklaşım olarak bizim karşımıza çıkıyor.

Enerji psikolojisi insanı bir bütün olarak alıyor; yani fizik bedeni, fizyolojisi, duyguları, zihni, davranışı ve çevresini de içine alan bir enerji bütünü olarak görüyor.

Bu yaklaşıma baktığımızda, kullandığı ana öğelerin meridyen terapileri olduğunu görüyoruz, Çin tıbbından kaynaklanan. Birey, fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal durumunu etkileyen enerji alanlarını dengeleyip düzenlediği zaman duygularının da düzeldiğini görüyoruz.

Bütüncül yaklaşım, biraz önce de söylediğimin psikolojiye eğer uyarlanması olursa, kişiyi rahatsız eden deneyim ya da sorun enerji alanındaki enerji akışına engel oluyor, aksamalar yaratıyor. Benzer şekilde, bireyin enerji alanında değişik nedenlerle ortaya çıkan aksaklıklar da bir şekilde duygu durumunda bozulmalara yol açıyor.

Bu enerji alanındaki değişik nedenlerle çıkan aksamalar nelerden kaynaklanabiliyor diye baktığımızda, tahmin edeceğiniz gibi, bedene uygun olmayan elektro manyetik alanlara maruz kalmak olabiliyor, bedendeki birtakım nörofizyolojik bozukluklar olabiliyor veya biyolojik dengedeki aksamalar, kronik hastalıklar bunu sağlıyor.

Şimdi, enerji psikolojisi bu basit bilgiyi alıyor ve şöyle kullanıyor: Tabi konu, daha çok kişinin duygu durumu olduğu için, kişi, kendini sınırlayan, işlevsel olmayan birtakım inanç ve düşüncelere, rahatsız edici duygulara, anılara ya da acı veren duyumlara odaklandığı sırada değişik enerji terapi yöntemlerini kullanıp enerji akışındaki tıkanıklıkları düzenliyor ve rahatlatıyor; bu temele dayanıyor. Böylece, söz konusu ruhsal rahatsızlık veya duygusal rahatsızlıkta, görüyoruz ki etkili ve derin, hem de çok hızlı bir değişim ortaya çıkabiliyor.

Başta söylediğim gibi 80?li yıllarda ilk önce Amerika Birleşik Devletleri?nde kullanılmaya başlıyor ve demin de söylediğim gibi hem geleneksel Çin tıbbının temel meridyen ve akupunktur noktalarını, enerji merkezlerini uyarıyor, hem de geleneksel psikoterapi yöntemlerini zaman zaman kullanıyor. Özellikle söz konusu olan çalışılacak konunun ortaya çıkartılmasında tabi ki birtakım patoloji bilgisi, psikoloji bilgisi, terapi bilgisi de gerekli oluyor ve bunların senteziyle enerji akışı rahatlatılıyor.

Görüyoruz ki, geleneksel psikoterapi yöntemlerinin aksine, bu yöntemle biz oldukça kısa sürede ve kalıcı değişimler sağlayabiliyoruz.

Tabi ki bunların hepsinin sorgulanacak tarafları var. Zaman zaman beklediğimiz şey olmayabiliyor; ama her türlü tedavide kişisel değişkenler, bireysel değişkenler çok büyük etki yaratıyor, ama genelde kalıcı değişim hakikaten ortaya çıkıyor bunda.

Nasıl geliştiğine baktığımızda; ilk kez 1980 yılında Amerika Birleşik Devletleri?nde klinik psikolog olan Roger Calahan?ın bunu kullandığını görüyoruz.

Şimdi, bu terapi tekniklerinden bahsederken web sitelerinin isimlerini de veriyorum, yeni bir alan olduğu için; eğer ilgileniyorsanız web sitesine girip teknik hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmeniz mümkün olabiliyor, çünkü hepsini burada benim kapsamamın imkanı yok.

Tahmin edeceğiniz gibi Roger Calahan California?lı, enerjiyle ilgili olanlar California?dan çıkıyor, bir şekilde bu Çin tıbbıyla kineziololoji bilgisini ve o kendisinin yıllarca klinikte biriktirmiş olduğu psikoterapi bilgilerini, becerilerini birleştiriyor ve bir teknik ortaya koyuyor. Bunun adı ?Tought Field Terapi?, yani düşünce alan terapisi deniliyor.

Şimdi, Calahan?ın bunu geliştirmesi oldukça enteresan.

Mary adında bir hastası var veya danışanı var, uzun yıllar devam eden ve Mary?nin korkuları, fobileri var ve bir türlü iyileşmiyor; biri gidiyor arkasından bir başkası çıkıyor, bir seans iyiyse arkasından gelen üçüncü seansta kötü oluyor, Mehter gibi bir ileri bir geri gidip gelen bir kişi bu. Bir gün terapi seansının sonunda midesinin bulandığını söylüyor, ?çok midem bulanıyor, şimdi çıkartacağım? diyor. O arada Calahan da, bedendeki meridyenler, iç organlarla onların bağlantıları gibi o konuda çalışmalar yapmış, kaybedecek hiçbir şeyi yok. Mary zaten iyileşmiyor. Hemen diyor ki Mary?e, ?Şu gözünün altında, tam irisin altına gelen noktaya vurmaya başla.? Çünkü bu, mide ile ilgili olan meridyenin bitiş veya başlangıç noktası, şu anda ayırt edemeyeceğim ve Mary çok kısa süre buraya vurduktan sonra ?Ne yaptın sen bana, ben çok iyi hissediyorum kendimi? diyor ve çıkıyor.

Şimdi, Mary?nin su fobisi de var, denize, havuza hiçbir şeye giremiyor. Amerika?da terapistler hoş ortamlarda çalıştıkları için Calahan?ın da bir havuzu var bahçesinde. Pencereden bir bakıyor, Mary havuzun kenarında. Hemen koşturuyor, gidiyor yanına, çünkü hep yolunu değiştirerek geçiyor Mary. ?Ne oldu? diyor, Mary diyor ki, ?Sakın meraklanma, havuza atlayacak kadar aptal değilim ben, yüzme bilmiyorum çünkü. Ama sen bana bir şey yaptın, bir şey oldu, bak korkmadan buraya geliyorum? diyor. ?Hatta sen yanımdayken? diyor, ayağını çıkartıyor suya sokuyor. Calahan?da tabi bir ampul yanıyor, demek ki bir şeyler var diyor ve bir şekilde klinikte, kendine ruhsal, duygusal sorunlarla gelen kişilerde bedendeki 12 noktayı uyararak denemeler yapıyor. Hangi noktalar uyarıldığında ne tür duygusal sorunlarda daha rahatlama oluyor, onu her birey için veya her hastalık için, davranış bozukluğu için, diyelim depresif bir kişi, ?şu şu noktalara vurulduğunda, şu kadar tekrar yapıldığında, şöyle nefes alındığında o kişi rahatlıyor? diye sanki her davranış bozukluğu veya tırnak içinde psikopotolojik hastalık, rahatsızlık neyse onlar için reçete gibi görüntüler çıkartıyor.

Şimdi, bu tabi ilk başlangıçta, hele de Amerika Birleşik Devletleri gibi her şeyin patentli, cezalı, sertifikalı olduğu bir yerde epeyce dikkati çekiyor. Fakat Calahan çok saygın bir klinikçi, yani bir madrabaz değil, hiçbir şekilde kötüye kullanmıyor. Yavaş yavaş, bakıyorlar, işe yarıyor. Onun üzerine, bu esas düşünce alan terapisinden kaynaklanan melez diyebileceğim, ama temelde hep bedendeki bu enerji akışını düzenleyip duygu durumunun düzeltilmesine dayanan değişik terapi yöntemleri çıkıyor.

İnternete girdiğiniz zaman çok sayıda olduklarını göreceksiniz. Ben burada olabildiğince en temel olanlarını tanımanız için şöyle bir özetledim.

Bu demin söylediklerimizin yazılı kısmı.

Calahan?ın tekniğini şu anda dünyada, Türkiye?de de çok sıkı kullanılmaya başlandı, İstanbul?da çok fazla var kullanan; duygusal özgürlük tekniği, yani ?emotional freedom? teknik diye organize eden Gary Grag?i görüyoruz.

Gary Grag kendisi klinikçi değil, fakat Calahan?ın ya terapisinden geçmiş, ya işte yakınında bulunmuş bir mühendis. Tabi ki mühendis kafa yapısıyla klinikçi kafa yapısı veya araştırmacı kafa yapısı birbirinden çok farklı oluyor. Gary Grag, alıyor bütün bu bilgileri ve son derece pratik bir şekilde, belki bir uzmana bile gerek kalmaksızın kişinin kendi kendine kullanabileceği şekilde, sanki bir aspirin kadar basit bir hale dönüştürüyor.

Tabi bu konuda çok tartışma var, iyi mi yapıyor, kötü mü yapıyor? Çünkü, internete girdiğiniz zaman bu adresten direkt bütün terapiyi indirebiliyorsunuz, İngilizce biliyorsunuz okuyorsunuz. CD?lerini yapmış seansların, eğitimi adam bedavaya dünyaya yayıyor. Öbürleri yıllarca çalışmışlar, biriktirmişler bilgilerini; bu çok tartışma götürüyor, ama çok işler olan bir teknik olarak karşımıza çıkıyor bu.

Yine, bu melez tekniklerden en çok bilinen ?çabuk serbest bırakma? diye Türkçeleştirdiğim Lary ...?in geliştirdiği bir teknik var. Bu teknikte de, bedende çok az nokta uyarılıyor, ancak üç veya dört temel niyete odaklanarak belirli niyetler, onaylamalar tekrarlanırken sorunla ilgili olarak, o noktalar uyarılıyor. Değişik bir teknik. Çünkü ancak dört ana şey üzerinden gidiyor ve birçok rahatsızlıkta yardımcı oluyor.

 

Bir diğer teknik, Meksika asıllı çok genç bir hanım olan Tapas Fleming?in geliştirdiği bir teknik ki, travmalarda bu çok fazla kullanılıyor. Özellikle Meksika?daki deprem filan gibi büyük travma yaratan afetlerden sonra kullanılmış durumda. Hatta, o göz hareketleri olan AMDR?cılar da bu tekniğin çok işlediğini, ikisi bir arada kullanıldığında travmada, itiraf ediyorlar, ?Tapas Acupres? teknik denilen bir teknik. Burada da, sadece başın arkasındaki şu medulla bölgesi, çıkıntılı bölge tek elle tutuluyor, diğer elle baş parmağı ve yüzük parmağı kaşların bitimine konuyor, orta parmak alnın ortasına konuyor, yani işaret parmağınız boşta kalıyor. Uyarırken hafif basınç hareketleriyle niyet üzerinde çok fazla odaklanıyor ve niyet üzerinde odaklanarak, her neyse o kişiyi rahatsız eden, çok güzel açılımlar getirebiliyor.

Bir diğeri, Asha Anamo Planten?in geliştirdiği; kendisi sanıyorum sosyolog ve akademisyen. Kendi rahatsızlığı sırasında enerji terapileriyle tanışıp, geçmişi de olduğu için özellikle bilişsel davranışçı terapilerin şema kalıplarını kullanarak değişik bir terapi yöntemi geliştirmiş durumda. Zaten adı da ?Simoud Matrix? yani ?zümrütü anka?nın matriksi? gibi bir adı var kullandığı tekniğin. Hakikaten matriks şeklinde birtakım düşünce kalıpları, zihinsel yapılar tekrar tekrar kullanılıyor ve sürekli olarak biri temizlendikten sonra arkadan çıkanlar, yani listeler üzerinden gidiliyor. Diğerlerinden farklı olarak Asha?nın tekniğinde akupunktur noktaları uyarılmıyor, sadece çakralar üzerine el konuluyor; çok enteresan bir şey. Tepe çakradan başlanıyor, alın çakrası, boğaz çakrası, her iki tarafı zaman zaman kullanabiliyor, şurada köprücük kemiklerini, k27?yi belki uyarıyor o arada meridyen olarak. Kalp çakrası, solarfleksus, ikinci çakra ve kök çakrayı kullanıyor; zaman zaman kasıkları da kullanabiliyor. Hareket aşağıya doğru yapılırken rahatsızlığın temizlenmesi söz konusu. Sıfırladıktan sonra rahatsızlığı, yerine koymak istediği davranış veya duygu durumunu bu sefer yukarı doğru hareketle yine çakralardan giderek yapıyor.

Ben workshop?una katıldım, sertifikasını aldım. Hakikaten iyi bir klinikçi gibi çok güzel listeler hazırlamış ve çok etkili oluyor terapi yöntemi olarak. Ama çok dikkatli, dakik olarak kullanılması gereken bir şey. Yani Gary Crag?inki kadar basit değil, bir aspirin değil; ama katman katman, var olan sorun neyse onu gayet güzel rahatlaştırıyor.

Daha sonra, tek resmi yoktu, baş başa resmimizi koydum; Judide Svak.

Juidde Svak bir psikolog ve nörofizyoloji alanında çalışan bir psikolog iken, yine kendi rahatsızlığı nedeniyle bu konulara bulaşmış bir kişi. Ancak, yıllarca laboratuvarda çalıştığı için, hem o bilim kadınlığının getirdiği dakiklikle çalışan bir kişi. Attığı her adımda mutlaka karşıdaki danışanın bedenindeki enerji alanına başvuruyor. Seçeceği teknik konusunda, üzerinde çalışılacak konu konusunda hakikaten iyileşme olup olmadığı konusunda sürekli olarak, sanki laboratuvar çalışmasını enerji alanında yapıyormuş gibi ve çok enteresan, sürekli televizyon programlarına çıkıyor, beş dakikada fobileri yok ediyor çok da komik bir kadıncağız; çok etkili bir yöntemi var ama, çapraşık.

Yine bir klinik psikolog olan Fred Galo, özellikle Gary Crag?e en çok kızanlardan biri. Çünkü tam bir akademisyen ve terapist kendisi; yıllarca terapi eğitimi almış, enerjide ona göre kullanıyor. Onun geliştirdiği teknik enerji dayatması, ?... treathmend metot? diye bir şey, yani enerjinin tanısı ve tedavi yöntemleri diye.

Bu da, daha çok bireysel olarak her kişi için, her sorun için değişik görüntüler saptıyor ve o görüntüler üzerinden çalışıyor. Zaten klinikçiliği oradan kaynaklanıyor.

Bu teknik bireyselleştirilmiş enerji psikoterapileri Grud- Mayer çifti; bunlar klinik psikolog, hemşire olan Hover Cramer tarafından ortaya atılmış bir teknik ve Amerika Birleşik Devletleri?nde tek Amerikan Psikoloji Birliği tarafından standardizasyonu tanınmış bir teknik oluyor. Ve kendileri özellikle Rebeca?nın belirli bir hastalığından sonra bu yöntemi geliştirmişler. Hastalığı MS ve MS?ten kurtulmuş durumda.

Evet, birçok teknik var bu konuda ve başarıyla kullanılıyor.

Son yıllarda bakıyoruz, eldeki klinik veriler, özellikle travmanın doğası nedeniyle bilişsel ve iç görü terapilerine cevap vermeyen birçok vakanın çok hızlı bir şekilde bu enerji psikoterapileriyle iyileştiğini bize gösteriyor. Özellikle taciz vakalarında travma yaratılırken oluşan hasar beyinde, hani hekimler var aramızda, beynin orta bölgesinde yer alan çok değişik bir bölgede korunuyor anılar ve limbik sistem diyoruz buraya, bu nedenle bizim bilişsel terapilerle veyahut mantıki nedensellik yollarıyla çözemediğimiz şeyler enerji akışını rahatlaştırılmasıyla çok rahatlıkla çözüme ulaşabiliyor.

Yine travmada, bu çok derinde tutulduğu için hatırlama bir şekilde yeniden devreye sokuyor o olayı ve kendi içinde bir döngü oluşturuyor; ama enerji psikoterapilerinde bu çok rahatlıkla gideriliyor.

Şimdi, kullandığımız yöntemin ana hatlarını biraz tanıyabilmeniz için, belki bir kısmınız biliyor, bedendeki meridyenler üzerinden çok hafifçe gideceğiz.

Meridyenlerin bir kısmının yönü aşağıya doğru, bir kısmının yönü yukarı doğru oluyor. Enerji akışının yolları oluyor bunlar ve onların üzerindeki belirli noktalar, akupunktur noktaları, duyguyla ilişkiliyse kullanılıyor bizde kullanılanlar. Örneğin, mide, göz altı, kalp meridyeni; kol altından bu yukarı doğru gidiyor ve küçük parmakta bitiyor.

Dalak, baş parmaktan başlayıp yine kol altında aşağıda bir yerde bitiyor.

İnce bağırsak, yine dıştan içe doğru gidiyor ve şuralarda, kulakta bir yerde bitiyor.

İdrar torbası, tam kaşların bitim noktasından başlıyor, bedeni geziyor.

Özetle, değişik noktalar var.

10 tane meridyen üzerindeki akupunktur noktası ve merkezi hat dediğimiz bizim, bu bir kemikten başlayıp yukarı doğru çıkıyor ve tam dudak altında biten bir kanal var; dudak altı kullanılıyor bizde.

Bir de kuyruk sokumundan başlayıp başın tepesinden burnun altında biten bir yöneten meridyen var, onun noktası kullanılıyor.

Şimdi bunları şu şekilde özetleyebiliriz: Kullandığımız noktalar, kaşın bitim noktası, şakaklar, göz altı, burun altı, dudak altı. Köprücük kemiğimizin tam göğüs kemiğine birleştiği yer. Onu bulmak için, boğazınızın girintili yerinden üç parmak kadar aşağıya inip yana da bir üç dört parmak giderseniz elinizle hissedersiniz zaten, birleştiği bir nokta var. Bu böbrek meridyeniyle ilgili ve özellikle öfkede, üzüntüde çok etkili olan noktalardan biri. Zaten kaş bitimi, şakaklar ve göz altı da duygusal sorunlarda, işte öfkede, üzüntüde, anksiyetede çok etkili olan noktalar oluyor.

Daha sonra göğüs altında, tam kol altında, tam koltuk altının dört parmak kadar altında bir noktamız var. Bayanlarda o tam sütyenin üst kesim noktasına geliyor.

Göğüs altında yine bir nokta var, ama çok sıklıkla da kullanılmıyor bu nokta.

Parmaklarda var. Parmaktakileri şöyle gösteriyorum, kendi elimde: Tırnağın dış köşesi olarak alacak olursanız baş parmağınızın şu köşesi ve diğer parmakların hep baş parmağa doğru olan köşeleri oluyor tırnak köşeleri; işaret parmağı, orta armak. Yüzük parmağı hiç kullanılmıyor ve küçük parmak noktaları vurarak uyarılıyor.

Yine, karate noktası dediğimiz, elin tam yanında, küçük parmağın bitimiyle bileğin başladığı yer arasında yumuşak, karate vuruşunu yaptığımız yer var, oranın uyarılması kullanılıyor.

Bir de elin üzerinde, tam küçük parmakla yüzük parmağının arasında üçgen halinde yumuşak bir yer var. Buraya ?gabut? noktası deniyor, buraya vuruluyor tekniklerin büyük bir kısmında.

Bunlar şimdi bizim vurma noktalarımız.

Tek ovulan nokta, hassas nokta dediğimiz bir nokta. Onu bulmak için şöyle bir kolaylık var: Ayakta dururken ellerinizi, baş parmaklarınızı açıyorsunuz ve direkt olarak, hiç kolunuzu kıvırmadan şöyle getirdiğinizde baş parmağınızın değdiği yer oluyor. Orayı elinizle de bulabilirsiniz; yumuşak bir noktadır, sanki kas arası gibi, iki kasın arası gibi bir nokta oluyor ve o noktayı dışa doğru ovuyorsunuz parmak uçlarınızla. Orada ağrı hissedebilirsiniz. Eğer ağrı hissediyorsanız orada bir doluluk var. Çünkü, bu hassas nokta bedendeki nörolenfatik sistemin boşaltımında kullanılan oldukça kritik bir nokta. Enerji psikoterapilerinde çok sıklıkla kullanılıyor. Terapiye başlamadan önce var olan bütün dirençler, düşünce sistemleri, her neyse iyileşmeye yardım etmeyecek olan, onların temizlenmesi için onaylamayla birlikte kullanılıyor ve sıklıkla şöyle, diyelim rahatsızlık, korku veya depresyon veya ağrı, onu koyuyorsunuz cümlenin başına. Sıcak bir ortamdaysanız.. ?Sıcağa rağmen kendimi bütünüyle seviyor ve kabul ediyorum, sıcağa rağmen kendimi derinden ve bütünüyle seviyorum, affediyorum, kabul ediyorum,? diyerek ovuyorsunuz ve terapiye öyle başlıyorsunuz. Nörolenfatik sistemi boşaltan çok değişik şekillerde kullanılabilen bir nokta oluyor burası.

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN