EVRİMDE YENİ YÖN

Evrimin arkasındaki yönlendirici gücün ?bilinmek?, yani Varlığın Kendisini bir aynada görmek ihtiyacı olduğunu varsayarsak, o takdirde insanın gerçek amacı Varlığa kendini seyredebileceği yansıtıcı bir yüzey sunmak olabilir.

Araştırmanın bu noktasında, ayağımızı bastığımız zemin yok olmaya başlar çünkü her yeni aynanın Yokluğa erişmesi, ve bu şekilde Kendisine yeni bir bilinç getirmesi ile, Varlık giderek daha bilinçlenir. Başka şekilde söyleyecek olursak, en başta Yokluğun Orijinal Bilinci uykudaydı ? kendisinin farkında değildi. O yalnızca üçüncü boyutta olan insanın bedeninde bilinçlendi. Evrim öncülerinin gayretleri ile yavaş yavaş daha fazla Kendisinin ve gerçek durumunun farkına varmaya başladı.

Şimdi eğer mistiklerin anlattıklarına inanacak olursak, insan bilincinin Yokluğa ulaşabildiği her sefer, Ana Bilinç (Primal Consciousness) muazzam değişimler geçirir. Hareler evrene (veya evrenlere) yayılır. O buluşma anında, tümüyle herşey, ve hatta evrimsel dürtünün kendi özellikleri bile değişir. Ve burada da yeni tür sorusuna geliriz.

Eğer şu anki insan üçüncü boyutun bekçisi ise, mantıken bir sonraki türümüzün dördüncü boyut veya ötesinde olması gerekir.

Bir sonraki evrim sıçraması tamamen yepyeni bir yön yaratabilir. Örneğin, eğer bir sonraki türümüz psişik kalp (4.boyut)?ta başlar ve madde üzerinde kontrol, telekinesis, telepati ve astral yolculuk gibi mucizevi paranormal güçler sergilerse, o zaman tüm türümüz şu an bildiğimizden büyük farklılıklar gösteren bir ruh dünyasında yaşayacak olur.

İkinci boyuttaki bir boz ayının insan olmanın ne anlama geldiği hakkında ne kadar bilgisi varsa, bizim de bir sonraki boyut hakkında o kadar tahmin yürütme olasılığımız var.

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN