KLASİK VE BÜTÜNCÜL TIBBIN BAĞDAŞMASI

Dünyamızda yaşamla ilgili bulgular, on binlerce yıl evveline dayanır. Tüm yaşayan varlıklar, ister bitki, ister hayvan olsun, hepsinin belirli bir zaman ölçümüne bağlı tabii bir ömrü vardır. Doğada var olan tüm canlıların, yaşamları boyu uğrayacakları kaza veya şartlara göre doğacak sistem arızaları için, doğasında belli bir savuma sistemi mevcuttur. Dünyamızda on binlerce yıldan beri var olan, yaşam sürdüren tüm canlılar içinde, düşünebilen, düşüncelerini uygulayabilen ve daima ileriye dönük gelişim gösteren tek yaratık insanoğludur.

Var oluşundan beri canlılar, uğradıkları kazalar ve bugün genelde hastalık diye adlandırılan sistem arızalarını kendi sistemi içinde düzeltmeye çalışırken, düşünen insan, kendi vücudunun savunma ve onarma sistemini incelemeye ve canlı doğasında mevcut onarım sistemine, yardımcı olmaya başlamıştır.

İnsanoğlu önceleri, kol ve bacak kırıklarını daha çabuk iyileştirmek için belli ağaç dalları yardımıyla kırığın ilkel bir şekilde sabitleştirilmesi yoluna gitmiş ve modern tıbbın ilk ortopedik uygulanmalarına başlamıştır. Daha sonraları, sıcak veya soğuk altında istirahat ettirmenin rahatsız olan kişiyi rahatlattığı görülmüş ve insanoğlu, daha konuşmayı öğrenmeden karşılıklı yardımlaşma ve birbirini iyileştirme yoluna gitmiştir.

İnsanoğlu, ilk yaşam şekli olan mağara devrinden çıkıp ilk evrimini tamamlayarak topluluk halinde yaşamaya başlayınca, kazaya uğrayan, hastalanan ve yardıma muhtaç kişilere gerekli yardımları yapmak üzere topluluk içinde bazı kişiler ortaya çıkmış ve 'sihirbaz-büyücü-iyileştirici-rahip' tanımlamalarıyla bulundukları topluma yardım edip hizmet vermeye başlamışlardır. Önceleri çok ilkel yöntemlerle ve daha sonraları kendilerini eğitip yetiştirerek, bugünkü modern tıbbın öncüleri olmuşlardır.

Bu 'sihirbaz-büyücü-iyileştirici-rahip' diye tanımlanan kişiler, bazen şans eseri, bazen de denemeleri karşılığı, hastaları iyileştirmeyle ilgili yollar bulmaya başlamışlar ve bildiklerini yakınlarına öğreterek, tedavi metotlarını her geçen gün biraz daha geliştirmişlerdir.

'Sihirbaz-büyücü-iyileştirici-rahip'lerin tedavi metotları içine, ağızdan alınan veya vücuda sürülen bitki, yağ, mineraller girmiş, vücudu elle ovmalar sırasında bazı noktalarının vücudun başka merkezlerini rahatlattığı anlaşılmış, dünyanın değişik bölgelerinde değişik tedavi metotları uygulanmaya başlamıştır.

Topluluğun medeniyet ölçüsü geliştikçe 'sihirbaz-büyücü-iyileştirici-rahip'lerce hastalara uygulanabilen tedavi yöntemleri de gelişmiş, tedavi meslek haline dönüşmüş, bulunan tedavi metotlarının unutulmaması için, bugün okul diye kabul edebileceğimiz öğrenim kurullarında usta-çırak ilişkisi içinde, hekimlik öğrenimine başlanmıştır.

Dünyada modern tıbbın öncülüğünü Sümerler yapmış ve insan sağlığı-tedavi, tıpla ilgili en eski yazıları, günümüzden 5 bin yıl önce, çivi yazısıyla yazdıkları tabletler yoluyla zamanımıza ulaştırılmışlardır.

Milattan 3.800 yıl önce başlayan Sümer uygarlığından kalan çivi yazılı tabletlerde, tıpla ilgili tedavi yöntemleri üç ana gruba ayrılmıştır:

. Bultitu (Basit Tedavi)

. Şipir (Cerrahi Tedavi)

. Urti Maşnaşşe (Talimat ve Efsunlarla Tedavi)

Sümerlerde hastalar hekimlerini A-zu (Su Hekimi ) veya İa-zu (Yağ Hekimi) arasından birini seçerek tercih ederlerdi.

Lagaş'ta bulunan, hekim Urli Galedina'ya ait silindir mühürde, cerrahi bir cımbız ve bugünkü modern tıbbın sembolü olan, ağaca sarılmış yılan figürü görülmektedir.

Günümüze kadar gelen Sümer çivi yazılı tabletlerde Sümerli hekimler tıpla ilgili olarak:

.Yıkanmayı

.Sıcak su minerallerinden oluşan banyolara girmeyi

.Sebze türevleriyle tedaviyi

.Zift veya diğer yağlarla masajı

tavsiye etmektedir.

Yine Sümerlere ait çivi yazılı tabletlerden, Sümerlerde hastalara verilerek ilaçların bitki ve mineral bileşiklerinden yapıldığını, ilaç ağızdan alınacaksa hazırlanan tozların şarap, bira veya bala karıştırıldığını, hastaya lavman yapılacaksa ılık su ve bitkisel yağların karışımının hastaya tatbik edildiğini bilmekteyiz.

Tedavide alkol ilk defa Sümerlerde Kuhlu adı altında kullanılmış ve daha sonra Arap Yarımadasına 'Kohl' kelimesiyle girmiş, günümüz tıbbına 'alkol' olarak geçmiştir.

Sümer tıp bilgileri, ilk olarak Milattan dört bin yıl önce Mısırlılar tarafından benimsenmiş, daha sonraları savaşlar sırasında bugünkü Hindistan'a geçen ve Aryan istilacıları olarak tanınan Sümer kolları, kültürlerini, medikal kodlarını ve o güne kadar yaşam tarzlarını Veda (Bilgi) adı altında, sözlü olarak bölgeye getirmiş ve tanıtmışlar, bugünkü Ayurveda (Hayat Bilimi) felsefesinin, tedavi yöntemlerinin kurucusu olmuşlardır.

Milattan Önce 460-370 yıllarında yaşayan, İstanköylü hekim Hipokrat, Anadolu Sümer medeniyetinden ve onların bıraktıkları çivi yazılı tabletlerden haydalanarak bugünkü modern, rasyonel tıbbın, Hipokrat Okulunun ilk ilkelerini ortaya koymuştur.

Sümerlerden günümüze intikal eden, çivi yazılı tabletlerden tetkik edersek modern tıbbın ilk öncülerinin Anadolu kaynaklı Sümerler olduğunu ve yukarıda belirtildiği gibi, bilgilerinin birçok kültüre geçtiğini, tarihi bir gerçek olarak görürüz.

Günümüzden 2 bin yıl evvel, gelişen toplumlarda, hasta tedavisi, 'sihirbaz-büyücü-iyileştirici-rahip'lerin hegemonyasından kurtulmuş ve Hipokratik Okul kavramında hekim sınıfı ortaya çıkmıştır. Artık hekimler, belli bir disiplin içinde, eğitimli kişilerden oluşmuş, bu arada tıpla ilgili çalışmalar, yazılara-kitaplara dönüşmeye başlamış ve bu eserler günümüze kadar gelmiştir.

Ortaçağda tıp kavramı, batı dünyasında akılcılıktan epeyce uzaklaşmış, yozlaşarak, büyüsel inanışlarla perdelenerek sürmüş ve hekim yerine iyileştirici azizler-rahipler ortaya çıkmıştır.

Aynı dönemlerde, İslam uygarlığının tıbba en önemli katkılarından birisi, Antikite tıbbına ait başlıca kaynaklar olan 'Hipokratik' ve Galanik Külliyatı'nın batı ortaçağında yok olup gitmesini önlemiş olmasıdır.

Türklerin müslümanlığı kabulünden önceki dönemlerde, toplum sağlığını korumak ve hastalıklara karşı savaşmakla görevli olanlar başlıca iki gruba ayrılır:

Bunlardan ilki 'Kamlan'dır (Şaman-Baksı). Genellikle erkeklerin yürüttüğü, onlara kendi soylarından geçen Kamlık, insanın ruhuna musallat olan, onu çalan veya yolunu şaşırtan kötü ruhlarla (negatif enerji) mücadele etmektedir.

Öteki grupta ise Ampirik tıp uygulayıcıları olan 'Emci-Otacı-Atasagun'lar bulunmaktadır. Bunlar, bitkisel, hayvansal ve mineral kökenli ilaçlardan yararlanmış, büyüye yer vermeyen tedavi uygulamışlardır.

Türk-İslam uygarlığının, tıbba bir başka önemli katkısı da, 9-12. yüzyıllarda Şam-Bağdat-Kayseri (Gevher Nesibe Sultan Darüş'şifa)-Sivas (İzzettin Keykavus Darüş'şifa) gibi vakıflara ait hastane ve gezici hastanelerin kurulmasıyla, hastane ve hastanecilik anlayışının batıya model olmasıdır.

Batılıların 'Avicenna' adını verdikleri Türk hekim İbni Sina (980-1037), eski Yunan tıbbı ve Türk-İslam tıbbının sentezi niteliğini taşıyan 'Kanun' adlı eseriyle tüm batılıları etkilemiş ve modern tıbbın hakiki öncülüğünü yapmıştır.

Tıpta yönteme dayalı ilk çalışmalar, anatomi alanında Vesalius (1614-1564) tarafından yapılmıştır. Kendi gözleriyle daha önceki bilgileri sorgulamaya başlayan Vesalius modern bilimselliğin yapısını esas alan "Gözlem otoriteden üstündür" prensibini ortaya koymuştur.

15. yüzyıldan itibaren insan nüfusunun çoğalması, refah düzeyinin artması, devlet yapılarının imparatorluklara ve güçlü idarelere geçmesi ve yaşamın toplu bir şekilde kırsal alandan şehirlere doğru kaymaya başlaması ve her konuda eğitimin öneminin anlaşılması, toplulukları önceleri hekimlik eğitimine itmiştir. 19. yüzyıldan sonra da gelişmiş toplumlarda modern tıp kavramı kıta Avrupası ve Amerika'da yerleşmeye, salt tıp eğitimi veren okullar açılmaya ve yaygınlaşmaya başlamıştır.

Çağlar boyu tıpta etkili olan 'Humoral Patoloji' Rudolph Virchow'un (1821-1902 ) çalışmalarıyla ortadan kalkmış, yerine 'Hücresel Patoloji' kuramı yerleşmiştir.

Tıpta 'deneysel yöntem' bilimsel bütün etkinliklerin metodolojisinde bulunan bir işleyiş biçimi ve sürecidir. Bu yöntem aşağıdaki şekille özetlenebilir.

GÖZLEM VARSAYIM KONTROLLÜ GÖZLEMLER (DENEYLER)

VARSAYIMIN DOĞRULAMASI , VARSAYIMIN DOĞRULANMASI

YENİ BİR VARSAYIM OLUŞTURMA : YASA (GENEL GEÇER-İLKE)

Tıbbın evrim çizgisinde ulaştığı en yetkin çizgiye, ona bilimsel nitelik kazandıran bu deneysel yöntemin, tıbbın genel işleyiş biçimini almasıyla ulaşılmıştır. 16. yüzyıldan itibaren, bilimselleşme çabası içine giren tıp uygulaması, özelikle Claude Bernard'ın (1813-1878) çalışmalarıyla 'deneycilik'ten çağdaş biçimdeki 'deneyselliğe' geçmiştir. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında, kimya biliminin hızla gelişmesi ve tabii kaynaklardan elde edilen ilaç hammaddeleri yerine, sentetik olarak geliştirilebilen hammaddeler elde edilmiştir. İlaç endüstrisi 1950'lerden sonra her geçen gün yeni buluşlarla gelişmiş, hemen hemen bilinen her hastalığı iyi edebileceği kabul edilen ilaçlar piyasalara sürülmeye başlamıştır.

İlaç endüstrisi geliştikçe imalat dev monopollerin eline geçmiş, eczanelerde, elde havan ve tokmakla ilaç yapma devri kapanmış ve ilaç fiyatlarında büyük artışlar olmuştur. Dev fabrikalarda, formülleri kuvetlendirilen ilaçlar, belli bir yeri iyileştirirken başka yerlere de zarar vermeye başlamıştır.

Bu arada artan dünya nüfusunun yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için tarımda kimyevi maddeler kullanılmaya başlanmış ve insanoğlu daha evvel karşılaşmadığı birçok hastalıkla tanışmıştır.

Günümüzde, hastalanan bazı insanlar, ilk önceleri modern iyileştirme bedelerinin aşırı yükselmesi sebebiyle,tedavilerinde basit,başka yollar arama ihtiyacı duymuş ve daha sonraları tedavi sırasında,aldıkları kuvvetli sentetik ilaçların,bir tarafı iyi ederken başka bir tarafı bozduğunu ve bazen tün tıbbi uğraşılara rağmen, hastalıkların iyileşmediğini ağrıların azalmadığını veya dertlerinin çoğaldığını farketmişlerdir.

Böyle arayışlar, hastalanan insanları ve onlara yardımcı olabileceklerini sanan kişileri 'Altenatif Tedavi' yollarını aramaya itmiş ve kişiler 5.000 yılından beri, insanoğlunun başarıyla kullandıkları olmak üzere, birçok hastalık konularında, neden-nasıl-niçin gibi bilinmeyenler ve belirsizlikler.

Bütüncül (Tamamlayıcı )Tedavi veya Alternetif Tıp

Doktor,insanlara sağlıklı yaşamı öğreten,uzman kişidir ve doktor kelimesinin kökeni 'Doktrin'den gelir ve bilgi aktaran -öğreten demektir. Eski Yunanlılar devrinde Doktorlar 'God of Medicine -Tıp ilaç tanrısı 'Asklepios' un yöntemlerini uygularlardı. Şifacılar,yani Doğal Tıp Yöntemlerini 'uygulayanlar ise,Tanrı Asklepios'un kızı Hygeia'yı takip ederlerdi. Bugün her dille girmiş olan 'Hijyen ' sözcüğü, Hygeia'dan gelir. Hyeia'ya inananlar için sağlık:

Hayatımızı; doğru-akıllı-pozitif-harmoni (uyumlu) bir şekilde sürdürdüğümüz sürece, doğal olarak sahip olmamız gereken bir unsurdur.

Yine Hyegia'yı takip edenler 'Doğal Şifacılara' göre, gerçek tıbbın en önemli fonksiyonu insanların:

Sağlıklı bir ruh,

Sağlıklı bir akıl

Sağlıklı bir bedenle,

yaşayabilmelerini sağlayacak,Doğa Kuralları?nı araştırmak, keşfetmek ve bunları insanlara öğretmektir. Asklepios'u takip eden tıpçılara göre, Doktorun en önemli görevi, ellerindeki teknolojiyi kullanarak, hastalığı tedavi etmek ve bunu sağlamak için gerekli dış müdahaleyi yapmaktır.

Ondokuz ve yirminci yüzyılda tıp Asklepios inançlarına göre gelişmiş ve hastaya 'Allopatik' (vucuttaki bir reaksiyon oluşturarak tedavi etme) metoduyla yaklaşılmış, Hygeia' felsefesi ihmal edilmiştir.

Modern tıbbın bazen yetersiz, bazen de çaresiz kaldığı durumlarda, kişiler iyileşme veya iyileştirme maksadıyla uygulanan modern tıp metotlarının yanında yeni yollar aramaya, bu arada insanlık tarihinin geçmiş tedavi uygulamalarında, günümüzde unutulmuş olan Hygeia' felsefesinden medet ummaya başlamışlardır.

Son 25 yıldır, birdenbire, insanoğlunun binlerce yıldır uyguladığı hastayı ve hastalığı iyileştirmeyle ilgili metotlar, moda olmaya başlamış ve dertlerine derman arayan hastalara, Amerika Birleşik Devletlerinden , Alternatif Tıp veya Altarnatif Tedavi Metotları adı altında sunulmaya başlanmış, aynı tedavi metotlarının adlandırılmasında başta İngiltere ve Fransa olmak üzere, Avrupa ülkelerinde ' Destekleyici ve Tamamlayıcı Tedavi' adı tercih edilmiştir. Ülkemizde ise bu konuda kavram kargaşası bulunmakta, Altenatif Tıp-Altarnatif Tedavi -Destekleyici Tıp-Destekleyici Tedavi-Bio Enerji ve benzeri bir çok deyim, uygulayıcısına göre kullanılmaktadır.

Bu festivalde, kavram kargaşasından kurtulmak için, Alternatif Tıp-Destekleyici Tedavi-Bio Enerji ve benzeri tüm tedaviler için, Bütüncül Tedavi adı kullanılmıştır.

Günümüzde Bütüncül Tedavinin bu denli yaygın olmasının nedeni, yalnızca modern tıbbın yol açtığı düş kırıklığı ve zaman zaman karşılaştığı çaresizlik değildir. Birçok hasta tedavide doğallık özeliğine ve ruhsal boyutlara öncelik verirken, bazıları da tedavide kontrolün kendi ellerinde olmasını arzulamakta ve mümkün olabilecek tüm seçeneklerden yararlanmak istemektedir.

İnsan sağlığını korumada ve hastalık tedavisinde tek yetkili, ve bu konularda özel eğitim görmüş, insan yapısını öğrenmiş uzmanlar olmalıdır. İnsan sağlığı ile ilgili tüm konularda ve hastalık tedavilerinde büyücülere-şifacılara yer yoktur. Hele bunların içinde,hastanın çaresiz durumundan faydalanmak isteyen şarlatanlar, uygulanan modern tıp tedavisini durdurmakta, bozmakta, etkisiz hale getirmekte veya hastaya doğrudan doğruya yanlış uygulamalar yaparak, hastanın bir çok zaman vakit kaybına ve hastalığının ilerlemesine, hatta ölümüne sebep olabilmektedirler.

Bunun yanında modern tıp tahsili yapmış doktorun ilaç haricinde yararı olacağını kabul edemediği uygulamalar, bazı bitkiler hastaya mutlak yaramakta ve tedavisinde önleyici ve iyileştirici rol oynamaktadır.

Bu gibi konularda, her ne kadar sonuçların tam olarak alamamışsak da, bir kısım Bütüncül Tedavinin başarılarını inkar edemeyiz.

Tarih boyunca, tedavide iyiyi yapmaya çalışanların yanında, şarlatan olanlar ve hastayı bilinçli-bilinçsiz aldatmaya çalışanlar da vardır. Maalesef insanoğlu, çaresiz ve umutsuz kaldığı zamanlarda, kendisinden umulmayacak hataları yapabilmekte ve güvenmemesi gereken kişilere umut bağlamakta, onlara inanmak istemektedir.

Geçmişte, venerial hastalıkların -şizofren-diabet-tüberküloz ve benzeri bir çok hastalıkların nedenleri araştırılırken ve bunların oluşumunda hissi olayların varlığı kabul edilirken, artık nedenlerini strese bağlarken, bugün ana sebebinin bakteri olduğu, kanser oluşumunun nedenlerini , sigara -irsiyet ve benzeri sebeplere bağlarken , her geçen gün, tıp mühendislerinin buluşları, tıbbi çalışmaları yeni yollara itmektedir.

Maalesef tüm dünyada, Altenatif Tıp veya Destekleyici ve Tamamlayıcı Tedavi hızla ilerlerken uygulayıcılarının ciddi istatistik verileri toplamadıkları ve yayınlamadıkları için, tedavilerde elde ettikleri başarı veya kayıp oranları bilinmemektedir. Bu yüzden hangi tedavinin, hangi hallerde başarılı olduğu veya olmadığı ciddi verilerle bilinmemekte, genelde yalnız başarılı sonuçlar belirtilmekte ve uygulayıcının başarısı ileriye sürülmektedir.

Günümüzde, 'Bütüncül Tedavi ; hiçbir zaman modern tıbbın karşıtı olarak algılanmamalı ve adından anlaşılacağı gibi, uygulamakta olan tıbbi tedaviyi destekleyen ve tamamlıyan yönleriyle incelenmeli ve buna göre hastada uyum yeri bulunmalıdır.

Bütüncül Tedavi ; bazılarının iddia ettiği gibi modern tıbba karşıtı alternatif bir tedavi yöntemi değildir.Aslında 'Alternatif? Tıp deyimi de yanlış bir terimdir. Önemli olan modern tıbbı Destekleyen ve Tamamlıyan tüm, Bütüncül Tedavilerin , hasta sağlığı ve hasta yararı için gerektiğinde birarada kullanılması ve hastaya en iyi ve en çabuk iyileştirme şansının tanınması.

Dünyaca tanınmış, Rus asılı Amerikalı Profösör Cassileth'in araştırmalarına göre, günümüzde kullanılan 'Bütüncül Tedavi 'uygulamaları, 7 ana ve 54 alt başlıkta toplanmıştır. Başlıkları aşağıda belirtirken, bir kısmında çevirim hatası yapmamak ve kavram kargaşası yaratmamak için, düzenlemeyi aynen ve İngilizce olarak sunuyorum.

A. ROUTES TO HEALTH SPIRITUAL FULFILLMENT

1. Acupuncture

2. Ayurveda

3. Chinese Medicine, Traditional

4. Homoeopathy

5. Native American Healing

6. Naturopathic Medicine

 

B. DIETARY AND HERBAL REMEDIESS

7. Regulatory issues

8. Dietary supplements

9. Fasting and juice Therapies

10.Flower Remedies

11.Herbal Medicine

12.Macrobiotics

13.Vegetarianism

 

C. USING THE MIND FOR EMOTIONAL RELIEF AND PHYSICAL STRENGTH

14. Biofeedback

15. Hypnosis

16. Imagery and Visualization Techniques

17. Kirlian Photography

18. Meditation

19. Placebo Effect

20. Qigong

D. ALTERNATIVE BIOLOGICAL TREATMENTS

21. Apitherapy

22. Biological Caner Treatments

23. Biological Dentistry

24. Cell Therapy

25. Chelation Therapy

26. Colon / Detoxification

27. Enzyme Therapy

28. Metabolic Therapy

29. Neural Therapy

30. Oxygen Therapies

31. Shark and Bovine Cartilage

E. REDUCING PAIN AND STRESS THROUGH BODYWORK

32. Acupressure

33. Alexander Technique

34. Chiropractic

35. Craniosacral Therapy

36. Hydrotherapy

37. Massage

38. Reflexology

39. Rolfing

40. Tai Chi

41. Yoga

F. ENHANCING WELL-BEING THROUGH THE SENSES

42. Aromatherapy

43. Art Therapy

44. Dance Therapy

45. Humor Therapy

46. Light Therapy

47. Music Therapy

48. Sound Therapy

G. RESTORING HEALTH WITH EXTERNAL ENERGY FORCES

49. Crystal Healing

50. Electromagnetik

51. Faith Healing

52. Prayer and Spirituality

53. Shamanism

54. Therapeutic Touch

 

Bu tedavi metotlarına birbirlerine benzeyen, uygulaması az olan daha bir çok tedavi yöntemi ekleyebiliriz.

Bugün Amerika Birleşik Devletlerinde, 300'ün üzerinde 'Kurum -Dernek -Birlik' Bütüncül Tedavi ileilgili kurumlaşmayı tedavi disiplini sağlamakta, uygulayıcılara eğitim ve ihtisas şartlarını getirmektedir.

Yine, Amerika Birleşik Devletlerinde, yüzün üzerinde eğitim kurumunda konu ile ilgili eğitim verilmekte, yine yüzün üzerinde Üniversite-Tıp Fakültesi ve Tedavi Kurumunda, Bütüncül Tedavi uygulamaları yapılmakta, sadece Bütüncül Tedavi ile ilgili harcamalar son 5 yılda 4 misli artmış olmakta ve konu ile ilgili para hacmi 2000 yılı itibariyle 6 milyar doları aşmış bulunmaktadır.

Bütüncül tedavinin bir parçası kabul edilen 'Doğal Gıda-Vitamin -Mineral' satışları ise 8 milyar dolara ulaşmıştır.

Yaşam, insanoğluna doğanın en büyük armağanıdır. Zaten insanoğlunun hayata en büyük uğraşı da kendisine bahşedilen yaşamın kalitesini düzeltmek, yaşam süresini huzurlu bir şekilde uzatmak çabasıdır.

Bu yüzden binlerce yıldan beri, Sihirbaz-Büyücü-İyileştirici-Rahip'ler ve son iki yüz yıldan beri onların yerlerini alan Tıp Doktorlar, hepi insanoğlu hastalıklardan korumaya ve yaşam süresini uzatmaya çalışmışlar ve her devirde bulundukları çevrenin saygın kişileri olmuşlardır. Aralarında, yine her devirde, şartlatanlar çıkmış fakat çevre temizlemiştir.

İnsanlara şifa veren 'Sihirbaz -Büyücü -İyileştirici -Rahip 'lerin ve son iki yüzyıldan beri Tıp Doktorlarının eğitimine büyük önem vermiştir.

Günümüzde bir uzman Tıp Doktoru 11-12 yıllık bir lise eğitiminden sonra, 6 yıl Tıp Fakültesinde okumakta, 4 yıl ihtisas yapmakta eğer üst ihtisas veya mesleki yükselme çabalarına girmezse, 10 yılık bir eğitimden sonra uzman olabilmekte, hatta bir sağlık memuru dahi, Lise sonrası sağlık memuru olabilmektedir.

Halbuki, ülkemizde Bütüncül Tedavide İlkokul Tahsili olmayan hatta okuma yazma bilmeyen bir kişi, kendisini şifacı ilan edebilmekte,cehaletinin verdiği cesaretle, hasta tedavisine kalkışmaktadır. Bu davranışlar, konusunda uzman olan ve hastalarına hizmet vermeye çalışan Bütüncül Tedavi Uzmanlarını, şarlatan veya deneyimsiz kişilerle aynı pazar içinde, aynı kefeye koymak olup, ehil olmayanların ve şartlananların kötü uygulamaları, tüm bütüncül tedavi ile uğraşanları töhmet altında bırakmakta ve bütüncül tedaviden faydalanabilecekleri korkutmaktadır.

Size başımdan geçen bir olayı anlatmak isterim.

Orta yaşlarında bir bayan kronik ağrılardan şikayet ederek, muayenehaneme geldi.

Kendisiyle ilgilendim, aldığım tıp eğitimi gereği muayene ettim, ilaçlarını verdim ve ayrıca bütüncül tedavi yöntemlerini kullanarak yardımcı olmaya çalıştım. Kendisi 3 seans muayenehaneme geldi, iyileştiğini söyledi, teşekkür etti ve bir daha uğramadı. Görevini yapmış bir hekim olarak, hastanın iyileşmesi beni sevindirmişti.

Aradan altı ay geçti. Başka bir hastayı muayene ederken, bana bir hanıma kronik ağrı tedavisi için gittiğini büyük paralar ödemesine rağmen, ağrılarının geçmediğini bildirdi. Hastanın söylediği isim yabancı gelmemişti. Kendisi daha 6ay evvel, kronik ağrılarından şikayetle muayenehaneme gelen ve iyileştiğini söyleyerek ve teşekkür ederek ayrılan hastamdı. Benim kendisine yaptıklarımın görsel kısmını aklında tutmuş ve kendisini 'Şifacı ' ilan etmiş ve hasta tedavisine başlamıştı!..

Ben bir doktor olarak, tıp tahsili için on yılımı ve doktor olarak 20 yılımı mesleğine verdim. Binlerce sayfa kitap okudum. Seminerlere-Konferanslara-Kurslara gittim. Binlerce hastaya baktım. Ayrıca Bütüncül Tedavi ile ilgilendim, eğitim aldım ve halen hem Klasik Tıp, hem de Bütüncül Tedavi ile ilgili çalışıyorum, kendimi eğitiyorum. Halbuki ilkokul mezunu benden gördüğü ve artık bildiğini zannettiği bazı uygulamaları yaparak kendini Şifacı ilan edebiliyor, buna karşı kimse bir şey yapamıyor. İşte tehlikeli olan budur.

Modern tıp, aslında belli disiplinlerin bir araya gelmesiyle, insanoğlunun hizmetindedir. Eğer insanoğluna yarar verebilecekse adı ister:

. Modern Tıp

. Klasik Tıp

. Alternatif Tıp

. Destekleyici ve Tamamlayıcı Tıp

. Allopatik Tıp

. Homeopatik Tıp

olsun, her türlü yardım uzmanların kontrolunda hastaya sunulmalı, hastaya hizmet verilirken ve yardım edilirken, etik kurallara mutlak uyulmalıdır.

Amerika- New York' da dünyanın bir numaralı Kanser merkezi olan Memorial Sloan Kettering Cancer Center Hastanesinde, birçok doktorun aksini düşünmesine rağmen, Integrative Medicine-Complementary Therapies Bölümü açılmış ve hasta tedavisinde iki değişik disiplin bir arada uygulanmaya başlamıştır. Bu uygulamadan en çok hastalar memnun kalmışlar, akıllarında kalabilecek ve keşke ile başlayacak üzülmelere çare bulmuşlardır.

Bütüncül Tedavi her geçen gün, dertlerine çare arayan hastaların ve hasta dertlerine yeterince çare bulamıyan tıp adamlarının ilgisini çekmektedir. 1973 yılında Roma Üniversitesi Tıp Fakültesi?nin düzenlediği ilk Dünya Alternatif Tıp Kongresi en az 135 farklı tedavi şeklini içeriyordu. 1995 yılında, Kazakistan'ın Başkenti Alma Ata'da yapılan ve şahsen katılma fırsatını bulduğum 'Uluslararası Halk Tedavileri Kongresi'nde 200 değişik tür Folklorik Tedavi şekli sunulmuştur.

NATUREL 2001 - Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Festivaline' olan ilgi, toplumuzda her kesimin, 'Bütüncül Tedavi' ye olan merakını ve ilgisini göstermektedir.

Amerika'da 'Bütüncül Tedavi' ile ilgili, 200'ün üzerinde Federasyon-Birlik-Dernek ve mesleki oda mevcut olup, şimdilik 20 nin üzerinde Tıp Fakültesinde Bütüncül Tedavi dersleri okutulmakta, yüzbinlerce hasta, hastanelerde, kliniklerde, muayenehanelerde, dertlerine şifa bulmaktadırlar.

Bugün 'Bütüncül Tedavi' artık herkesin tanıdığı bir hakikattir. Böyle bir hakikatin ve Bütüncül Tedavi uygulamalarının belli bir disiplin altına alınması ve kontrolü şarttır.

Ülkemizde zaman geçirmeden 'Bütüncül Tedavi' Federasyonu ve Odası kurulmalı, uygulayıcılarına ancak 'Tıp Doktorluğunda' olduğu gibi, belli bir eğitimden ve uzmanlık imtihanından sonra, uygulama izni verilmelidir.

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN