NİYAMA

Niyama sözcüğü 'pozitifleri güçlendirme' anlamına gelmektedir. Yoga yolunda negatiflerden kurtularak birey pozitif unsurları güçlendirmelidir.

Bu unsurlardan birincisi Sauça. Sanskritce Sauça 'temizlik' demektir. Sauça yalnız bedensel temizliği vurgulamıyor. Birey zihnini, duygularını ve vücudunu temiz tutmalıdır. İnsan pozitif yönde düşünerek zihnini ve duygularını negatiflerden temizlemelidir. Birey negatif olaylarda bile pozitif tarafları görmelidir ve pozitif algılamasını güçlendirmelidir.

İkinci unsur Santoşa. Santoşa 'yetinme' veya 'tatminlik'(tatmin/doyum) anlamına gelmektedir. İnsan olduğu yerden ve elde ettiği her şeyden tatmin olmalı ve devamlı olarak maddi şeylerin peşinden koşturmamalıdır. Bu insana bozulmayan derin huzura ve kalıcı mutluluğa varmaya yardım edecektir. Böylece insan başına gelen her şeyi pozitif bir şekilde algılamalı ve hak ettiğini anlamalıdır. Birey doyum hissini güçlendirmeden hiç bir zaman mutlu olamaz. Bu haldeykrn, hatta altından bir sarayda bile oturursa doyumsuz ve mutsuz olacaktır. Santoşa yaşamın gereksiz şeylerini ve bunlara duyulan rahatsız edici istekleri atmaktır, yani yalnız gerçekten gerekli şeylerle tatmin olmaktır. Yoga'ya göre, olduğunuz halden hoşnut olma en üstün mutluluğu getirir.

Üçüncü unsur Tapas. Tapas sözcüğü 'dayanıklılık' anlamına gelmektedir. Birey başına gelen bütün kötü olaylarda dayanıklı olmalı. İnsan bütün zor şartlarda sakinliğini ve iç huzurunu kaybetmemelidir. Böylece birey her kötü olayın pozitif tarafını görmeyi öğrenmelidir. Örneğin eğer insan aç kaldıysa buna bozulup sinirlenmemeli ve perhizin bedeni nasıl iyi yönde etkilediğini düşünmelidir.

Dördüncü unsur Svadhyaya. Svadhyaya sözcüğü 'tek hedeflilik' anlamına gelmektedir. Birey her şeyi nihai hedefe varmak için yapmalı. İnsan değerli enerjisini önemsiz şeylere harcamadan her şeyi nihai hedefe yöneltmeli. İnsan gerekli kitapları inceleyerek bilgi toplamalı ve her şeyin son amaca ulaşmak için nasıl kullanmasını öğrenmeli.

Beşinci unsur İşvara Pranidhana. İşvara Pranidhana sözcüğü 'Mutlak Varlığı algılamak' anlamına gelmektedir. Birey Mutlak Varlığı anlamak için çaba harcamalı. Kitaplardan ve ustalardan aldığı bilgileri gerçekleştirerek birey Mutlak Varlığı önce zekasıyla anlamalı sonra da içten algılamalı ve hissetmelidir. Böylece teorik bilgi ve pratik tecrübe toplayarak birey sarsılmaz bilimsel inanca sahip olmalıdır. Bilimsel inanç cahillikten kaynaklanan fanatik inancından farklıdır. Fanatik inanç dogmalara dayanmaktadır, oysa bilimsel inanç bilgiye, mantığa, zekaya, derin araştırmalara ve kişisel defalarca kanıtlanmış tecrübeye dayanmaktadır. Fanatik inancından farklı olarak bilimsel inançta birey aldığı bilgileri kendi tecrübesinden geçirdiği için ve onların defalarca kanıtlandığı için onlara inanmaktadır. Böyle bir bilimsel inanç sarsılmaz olmaktadır çünkü kanıtsız dogmatik bilgilere ve yanlış algılamaya değil tecrübeyle denenmiş ve kanıtlanmış bilgilere dayanmaktadır.

Bu unsurları gerçekleştirerek insan pozitifleşmeli ve içsel güçlerini olumlu yönde kullanarak güçlendirmeli. Negatif düşünce, söz ve eylem insanın güçlerini ve zekasını felç etmektedir. Negatif bir mıknatıs gibi negatifi çeker. Böylece olumsuzluk arttıkça insan negatif olayları ve negatif kişileri kendine doğru çeker. Sonucunda insan kendini o kadar negatife kaptırır ki geriye dönüşü imkansız olan bir noktaya gelir. O zaman insan hayat için değil ölüm için çabalar. İnsan kendini negatife tamamen kaptırdıkça sinir sistemi çöker ve psikolojisi ters yönde tepki vermeye başlar. Örneğin mazoşist insanlar ve satanizim grupları. Mazoşistler ızdırap ve acıdan zevk alırlar. Satanistler ise kötülüğün yani negatifizmin krallığını özleyerek intiharın gerçek ve tam özgürlüğe getireceğine inananlar. Bu çöküntüden kurtulmak çok zor, bazen de imkansız. Buna göre de insan şimdiden önlemler almalı ve negatiflerden arınarak pozitifleri güçlendirmeli. Negatiflerden kurtularak ve pozitifleri güçlendirerek insan kolaylıkla evrenle bütünleşmeye varabilir.

Yama ve Niyama uygulanması insanın yalnız kendini düşünen - egosantrik/ benmerkezci görüşünü zayıflatarak zamanla yok eder. Birey Yoga'nın sekizinci basamağını, Samadhi'yi gerçekleştirdikçe Yama ve Niyama kendiliğinden uygulanmaktadır. Çünkü Samadhi'de insan her şeyin birliğini, başkalarının iyiliğinin kendi iyiliğiyle aynı olduğunu anlamaktadır. İnsan evrenle bütünleştikçe başkalarının kendinden farklı olmadığını anlar ve bütün ruhların Evrensel Ruhun parçacıkları olduğunu algılar. Bedenler farklı olsa da bütün ruhlar sat-çit-anlamdadır yani ebedi bilgi ve has'la dolu varlıklardır. Bütün ruhlar Evrensel Ruhun parçacıkları olduğundan bir biriyle bağlantıdadırlar ve başka ruha zarar vermek kendine zarar vermek demektir. Bu da ruhun başka ruhlarla ve Evrensel Ruhla bağlantısını bozmaktadır ve egoizmin kölesi haline getirmektedir. Bunları içinden algılayan insan Yama ve Niyama prensiplerinin uygulanmamasını aklına bile getiremez. Böylelikle Samadhi'ye varmaktan önce Yama ve Niyama, Yoga eğitim disiplinin ilk iki bölümü veya basamağı olarak uygulanmaktadır.

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN