PRANAYAMA 4

Jalandhara Bandha, Uddiyana Bandha ve Mula Bandha aynı zamanda uygulandıkça bu egzersize Maha Bandha denilir. Sanskritce Maha 'büyük' Bandha ise 'kilit' demektir. Maha Bandha 'büyük kilit' anlamına gelmektedir. Bahya Kumbhaka süresinde Maha Bandha uygulanırsa enerji Suşumna Nadi kanalına yönelir. Jalandhara Bandha, Uddiyana Bandha, Mula Bandha egzersizleri Kumbhaka (nefesin alıp veya verip tutulması) süresinde uygulanmalıdır. Bandha'lar emniyet supapları gibi Kumbhaka uygulandıkça kapalı tutulmalı. Puraka (nefes alma) ve Reçaka (nefes verme) çok iyi bir şekilde yapıldıkdan sonra Antara Kumbhaka (nefesin alınıp tutulması) öğrenilmelidir. Antara Kumbhaka artık doğal bir şekilde yapıldıkdan sonra Bahya Kumbhaka (nefesin verilip tutulması) oğrenilebilir. Kumbhaka uygulandığı zaman nefesin tutulmasını uzatmak için hava alma, diyaframı ve karnı germe veya gevşetme meyli ortaya çıkabilir. Bu bilinçsiz ve istemeden yapılmaktadır ve birey bundan kaçınmalıdır. Eger her nefes alınmasından ve verilmesinden sonra nefesi tutmak zor olursa, o zaman bir kaç tur tam nefes yapıldıkdan sonra Kumbhaka uygulanabilir. Mesala: üç tur tam nefesden sonra bir tur Kumbhaka yapılabilir. Sonra yeniden üç tur tam nefes yapıldıkdan sonra Kumbhaka'nın ikinci turu yapılabilir. Eğer nefes alınmasının ve verilmesinin ritmi bozulmuşsa Kumbhaka'nın süresi azaltılmalıdır. Karasu hastalığı ve kulakta irin gibi göz ve kulak rahatsızlığı olan kişiler nefesin tutulmasını yapmamalıdır.

Solunumun normal oranı dakikada 15 nefes alış-verişidir. Beden hazımsızlık, ateş, nezle ve öksürük gibi rahatsızlıklardan veya korku, öfke ve şehvet gibi hisslerden etkilendikçe bu nefes oranı artmaktadır. Solunumun normal oranı 24 saatta 21600 nefes alış-verişidir. İnsan hayatının süresi günler ile deyil, nefes alış-verişleri ile ölçülmektedir. Pranayama uygulandıkça solunum süresi uzadığı için insan daha uzun ömürlü olmaktadır. Eğer yeni doğmuş bebeği izlerseniz onun karınla nefes alıp verdiğini göreceksiniz. Bu en doğru ve doğal nefestir. Zamanla bu doğru nefes unutulur, insan ağzıyla nefes alıp vermeye başlar, nefes alış-verişinde akciğerleri tam kullanamaz ve nefesin doğal bioritmi bozulur. Bu tür yanlış nefeste akciğerlerin yalnız üst kısmı kullanılmaktadır, kana daha az miktarda oksijen geçmektedir. Böylece beden yorgun, cansız ve bitkin olmaktadır ve hastalıklara direnci azalmaktadır.

Bir çok insanın soluk alış-verişleri yüzeysel ve çabuk olduğu için akciğerler tam kullanmıyor. Yüzeysel solunum beden hücrelerinin oksijenden mahrum olduğu ve akciğerlerin solunum sırasında ortaya çıkan toksinlerden kurtulmadığı anlamını taşır. Böyle bir solunum sırasında diyafram hareketsiz kaldığından böbrekler, bağırsaklar ve tüm vücut sistemi pasifleşir, buna göre de kalp gerilir. Yanlış nefes sinir sistemini ve kalbi kötü yönde etkilemektedir. Bu da bir çok hastalıklara neden olmaktadır. Buna göre birey Yoga'nın Pranayama basamağında doğru nefes uygulanmasını öğrenmeye başlar.

Nefesin en önemli kuralı - nefes burunla alınıp verilmelidir. Bedendeki her organın kendine mehsus fonksiyonları vardır. Burun nefes, ağız ise yemek için kullanılmalıdır. Burunla yemek yenilmediği gibi ağızla da nefes alınmamalıdır. Burun delikleri havayı süzmekte, temizlemekte, nemlendirmekte ve havanın derecesini ayarlamaktadır. Bunun dışında, burun deliklerinde göğüs genişlemesini etkileyen sinir uçları bulunmaktadır. Burun deliklerinden giren hava bu sinir uçlarını tahrik ederek göğüs genişlemesine yardım etmektedir. Öte yandan, burun deliklerinden bioenerji kanalları başlamaktadır. Burunla nefes aldıkça bu bioenerji kanalları Prana ile dolmaktadır sonra da bu Prana vücudun her yerine yayılarak bedeni canlandırmaktadır. Nefes ağızla alındıkça Prana bioenerji kanallarına geçmemektedir ve bedende kullanılmadan nefes verirken dışarı atılmaktadır.

İnsanın sinirsel durumu zihin ile nefes arasındakı ilişkiyi göstermektedir. Sinirlendikçe insanın nefesi hızlı ve düzensizdir. İnsan rahat olduğunda nefesi sakindir. Böylece insanın sinirsel-zihinsel durumu nefese yansımaktadır. Eğer insan doğru ve derin nefes almaktaysa sinir sistemini ve zihnini iyice kontrol edebilmektedir. Yoga nefesini bilen ve uygulayan insan öfkesini, korkularını kolaylıkla yenebilmektedir ve her zaman sakin ve dengeli olmaktadır.

Her şeyden önce akciğerleri tam kapasitesinde çalıştırmak için birey karın, göğüz ve omuz nefesini uygulamalıdır. Böylece birey akciğerlerin alt, orta ve üst kısmını iyice çalıştırmış olur. Karın nefesi uygulandıkça nefesi kontrol edebilmek için eller kaburga bitiminde karnın üstüne koyulur. Nefes alırken karın şişirilir, diyafram indirilir ve hava aşağı çekilir. Bununla, akciğerlerin en alt bölümü hava ile dolar. Nefes verirken karın içeri çekilir, diyafram kalkar ve akciğerlerin en alt bölümü tamamen boşaltılır. Karın nefesinde diyaframın inip kalkması mide arkası sinir şebekesi üzerinde masaj etkisi yaparak sempatik sinirlerin gevşemesini sağlar. Bu nefesde diyaframın hareketi kalbin çalışmasına mekanik bir yardım yapmış olur. Böylece, Yoga'da diyaframa 'ikinci kalp' denir.

Göğüs nefesi uygulanırken eller kontrol amacıyla göğüsün üzerine yerleştirilir. Nefes alarak akciğerlerin orta bölümü hava ile doldurulur ve göğüs kafesi şişirilir. Nefes verirken göğüs kafesi iner ve akciğerlerin orta bölümü boşaltılır. Göğüs nefesi göğüsü genişletir ve göğüs kafesindeki ahenkli basma-boşaltma ile kalbin pompalamasına yardım eder.

Omuz nefesinde eller kontrol için omuzların üzerine konur. Nefes alırken akciğerlerin üst bölümü dolar ve omuzlar kalkar. Nefes verirken omuzlar iner ve akciğerlerin üst bölümü boşaltılır. Omuz nefesi akciğerlerin üst kısmını aktif bir şekilde çalıştırarak orada toplanmış toksinleri atmaya yardım eder.

Sonra tam nefes egzersizini uygulayarak birey akciğerlerini tam kapasitesinde çalıştırılmasını öğrenmelidir ki beden maksimal miktarda oksijen alabilsin ve maksimal miktarda karbondioksit atabilsin. Tam nefes egzersizi karın, göğüs ve omuz nefes egzersizlerinin sırayla yapılmasıdır. Tam nefes alırken önce karın şişirilmeli, diyafram aşağıya hareket etmeli ve akciğerlerin en alt bölümü havayla doldurulmalıdır. Daha sonra göğüs genişletilmeli ve ak ciğerlerin orta bölümü havayla doldurulmalıdır. Son olarak da omuzlar kaldırılarak akciğerlerin üst bölümü havayla dolar. Böylece akciğerler tam şekilde havayla doldurulur. Nefes verirken önce karın içeri çekilir, diyafram yukarıya hareket eder ve alt bölüm boşaltılır. Daha sonra göğüs kafesi iner ve orta bölüm boşaltılır. Son olarak da omuzlar iner ve üst bölüm boşaltılar. Böylece, akciğerler tümüyle boşaltılar. Bu nefes biçimi diyaframı harekete geçirdigi için derin, sağlıklı ve doğru nefestir. Tam nefes egzersizinde birey nefes alış-verişini dinlemeli. Yoga'da denildiği gibi bu insanın 'iç sesidir'. Birey nefesini ehlileştirmeli ve sükunet içinde tanımaya başlamalıdır. Güçlü heyecanlarda insanı kapsayan ve baskısı altına alan nefestir, onu kontrolu altına alarak yenmekle insan kendine hakim olabilir. Tam nefes egzersizi sayesinde diyafram hareketleri böbrekleri ve bağırsakları etkileyerek onların daha etkin biçimde çalışmasını sağlar. Böylece tüm vücüt sistemi aktifleşir ve kalp rahatlar. Tam nefes göğüs kafesini ve akciğerleri genişletir ve sinirleri yatıştırarak sinir sistemini düzene sokar. Akciğerlerin tümünün havayla doldurulması ciğerlerdeki hava torbacıklarının havadan tam şekilde yararlanmasını sağlar. Böylece organizmaya derin bir uykuda bulduğu rahatlık sağlanılır.

Sonra ritmik nefes öğrenilir. Bedenin bioritmi nefesin bioritmine bağlı. Akciğer vücudun 'metronomudur'. Nefesin doğal bioritmi bozuldukça bedenin de bioritmi bozulmaktadır. Böylece yanlış nefesden kalp, sinir sistemi, zihin ve bütün başka fonksiyonlar olumsuz etkilenmektedir. Ritmik nefes egzersizlerinin yardımıyla akciğerler nefesin doğal bioritmine kavuşmaktadır. Daha sonra değişik burun deliklerinden sıra ile nefes alma egzersizleri uygulanmaktadır. Bu çalışmalar sağ ve sol burun deliklerinden eşit şekilde nefes almayı sağlar. Böylece yaşam enerjisi vücutta dengeli bir şekilde akar. Sol ve sağ burun deliklerinden sıra ile nefes alış-verişi İda Nadi ve Pingala Nadi adlı sol ve sağ enerji kanallarını aktifleştirerek onların tıkanıklıklardan kurtulmasını sağlar ve bununla vücuttaki sol ve sağ enerji akınlarını dengeye sokar. Sol enerji kanalı olan İda Nadi'nin Ay ile bağlantısı vardır ve soğuk enerji akını bulundurmaktadır. Sağ enerji kanalı olan Pingala Nadi'nin Güneş ile bağlantısı vardır ve sıcak enerji akını bulundurmaktadır. İda Nadi ve Pingala Nadi'den akan sol ve sağ enerji akınları dengelendikçe vücuttaki soğukluk ve sıcaklık dengesi de kurulmaktadır. Bu durumda bedenin termoregulasyon mekanizmasi tam kapasitesinde çalışmaktadır ve vücudu aşırı soğukluk veya sıcaklıktan daha iyi bir şekilde korumaktadır. Nefes sol burun deliğinden aktif bir şekilde alınırsa beynin entellektüel ve sosyal yönde çalışma kapasitesi artar. Nefes sağ burun deliğinden aktif bir şekilde alınırsa beynin sindirim, fiziksel ve yaratıcı yönde çalışma kapasitesi artar. Bu çalışmalar sayesinde tüm solunum sistemi güçlenir ve temizlenir, sempatik sinir sistemi rahatlar, zihin sakinleşir, beynin sağ ve sol lobları dengeli bir şekilde çalışmağa başlar.

Bu çalışmalar süresında bir tek burun deliğinden iki misli hava hacmının geçmesi burun içindeki sinir uçlarını tahrik eder ve göğüs kafesinin daha iyi genişlemesini sağlar. Bu çalışmaları uygulayan insan göğsündeki genişlemeyi hisseder. Çalışmalardan sonra nefes alma kolaylaşır, sanki nefes almak için daha çok yer varmış gibi hissediler. Bu çalışmalar her gün yapılarsa üç aydan sonra bedendeki bütün Nadi'leri (enerji kanalları) temizlenir, beynin iki yarısı arasında daha iyi bir denge ve iletişim yaratılır, zihnin gerginliği ortadan kalkar ve zihin berraklaşır, beynin zihinsel ve yaratıcı potensiyali güçlenir. Burun delikleri değiştirilerek alınan bu nefes şekli Yoga'nin ileri basamaklarında bireyin iç potensiyel mistik güçlerinin kullanılmasını sağlar. Bunun dışında orijinal Yoga'nın Pranayama basamağında binlerce değişik nefes egzersizleri mevcuttur. Birey geliştikçe bu nefes egzersizlerini teker teker yapmaktadır.

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN