SU ve YAŞAM

SUYUN YAPISI

Su; daha ilkokul dönemlerinde öğrendiğimiz gibi iki adet pozitif yüklü (+) atom taşıyan hidrojen ile bir adet negatif yüklü (-)  atom taşıyan oksijenden oluşur. Bu denli basit bir Formülü (H2O) olan suyun yapısı oldukça komplekstir. Hidrojen ve oksijenin değişik biçimde kombinasyonları ile otuz altı değişik tip su olduğu ifade edilmektedir. Formülü basit fakat çeşidi çok fazla olan su, belki de insanlığın temel vazgeçilmezi olarak hayatının her safhası içinde vazgeçilmezliğini ispatlamaktadır.

 

SU ve YAŞAM

İnsanoğlu akıl ve zihin yetenekleri ile yenilenme ve yaşlanmayı tamamen değilse de kısmen kontrol altında tutabilir. Bu çerçevede düşünüldüğünde, yaşlanma tam olarak durdurulamasa da yaşlanmanın hızını geciktirebilir. Bunun için uygulaması gereken çok orijinal imkânlar vardır. Bu imkânları insan önce keşfetmeli, daha sonra bunları disiplinli bir şekilde hayatının her anına yayarak bir yaşam felsefesi haline dönüştürmelidir. Her ciddi başarı; disiplinli ve doğal olarak yapılması gerekenlerin sistematik olarak uzun bir zaman grafiğine yayılarak uygulanmasıyla mümkün olur. Çabuk gelen başarılar kumdan kaleler gibi hafif bir rüzgârda yıkılırlar. Sağlıklı ve uzun yaşam konusunda durmaksızın çaba gösteren bazı antropologlar ve bilim adamları, yapmış oldukları araştırmalarda dünyanın beş değişik bölgesinde yetişkin hastalıklarını tanımadan 120 yaşına kadar sağlıklı olarak yaşayan, hatta yetmiş beş-seksen yaşlarında çocuk sahibi olan insanları incelemişler, Pakistan’ın Karakurum dağlık bölgesindeki Hunza’da; Ekvator’da Makamba’da; Gürcistan ve Kazakistan’da yaşayan genç ihtiyarların bu sağlıklı ve uzun yaşam sırlarının buzullardan gelen, bol miktarda oksijen ve iyonize mineraller içeren, molekül grup yapısı küçük, alkali yapıda su olduğu sonucuna varmışlardır. Bu keşif aslında insanın çağlar boyunca aramakta olduğu mükemmel sağlık kavramına ne kadar da yaklaşmış olduğunun açık bir göstergesi olup yaşamın temel dinamiği hakkında bizlere çok değerli ipuçları vermektedir.

 


SU İÇMEK

Eğer kendinizi iyi hissetmiyorsanız hiç beklemeyin; hemen su için. Su hepimiz için bulabileceğimiz en mükemmel iyileştirici iksirdir. İnsanın ruh dünyasını kısa zaman içinde pozitif etkileme gücüne sahip yegâne içecektir. Hastalıkların en önemli nedenlerinin başında susuzluk (dehidratasyon) gelir. Su ihtiyacımızı yeteri kadar gidermezsek vücudumuza ve özellikle beynimize farkında olmaksızın önemli zararlar verebiliriz. O anda bu zararları tam olarak anlamayabiliriz. Susuzluk nedeniyle vücut fonksiyonlarını yeteri şekilde yerine getiremez ve sonuçta stres, depresyon ve ciddi fiziksel sorunlar ortaya çıkar.

  1. Yeni güne bir bardak su içerek başlayın. Bu bir bardak su böbreklerinizi boşaltmanıza ve detoks sisteminizin gün boyu sağlıklı çalışmasına yardımcı olacaktır. Kahvaltıdan bir saat öncesine kadar yavaş yavaş ama kısa aralıklarla içilen suyun birçok kronik hastalıklarda tedavi edici özelliği olduğu açıklanmaktadır.
  2. Günde en az sekiz bardak su için, mümkün olursa sağlıklı alkali-su için. İçtiğiniz su, ne kadar temiz ve sağlıklı olursa vücudunuz suyu o derecede faydalı kullanır.
  3. Vücudunuzun sesine kulak verin. Aç değilseniz yemek yemeyin. Onun yerine bir bardak su için.
  4. Vücudunuzun size ne söylediğini anlamaya çalışın, başınız veya mideniz ağrıyorsa veya bitkinseniz veya kendinizi iyi hissetmiyorsanız ilaç almadan önce bir bardak su için, neticeye göre hareket edin.
  5. Yemek yerken kesinlikle su içmeyin, suyu yemekten yarım saat önce ve bir saat sonra için. Bu davranışı edinmiş olmanız sağlığınızda yapacağınız önemli bir dönüşümün başlangıcıdır.
  6. Yediğimiz yiyeceklerle de su alırsınız. Çünkü onların içinde de su vardır. Organik olarak üretilen ürünleri tercih ederseniz yiyeceklerle beraber aldığınız suyun kalitesi de iyi olur. Su, her yiyecekte aynı kalite ve özelliklerde bulunmaz. Bu durum, bedenimiz içinde bulunan sular için de geçerlidir. Bedenimizdeki su, bizim ruh halimize göre sürekli kendi kendisini değiştirme gücünü içinde barındırır.
  7. Stresli veya endişeli olduğunuzda bir bardak su için. Su, sizin vücut sıvınızı ve elektrolit dengesini düzenleyerek sakinleşmenize yardımcı olacaktır. Farkında mısınız? Sinirlenince ya da heyecanlanınca dudaklarınız kurur ve yapışmaya başlar. Bedenin doğal olarak o anda su ihtiyacını gösteren son derece önemli bir bulgu olarak bu durumu değerlendirin.
  8. Beslenmenizi akıllıca gerçekleştirin. Kalori, karbonhidrat ve yağları çok fazla hesaplamanıza gerek yoktur. Sadece asidik ve hijyenik olan yiyecekleri tüketmeyin.
  9. Karaciğerinizin yediğiniz yiyecek ve içeceklerdeki bakteri, virüs ve kimyasalları temizlemek zorunda olduğunu unutmayın. Bol, temiz ve kaliteli alkali su içerek karaciğerinize asli görevini yapabilmesi için yardımcı olun.
  10. Hazır yiyeceklerden, fast-food’dan, gazlı içeceklerden, katkı maddeleri içeren her türlü hazır gıdadan uzak durun.
  11. Fazla çay, kahve, alkollü içecek içmeyin. Bu tür içecekler di-üretik olduklarından vücudunuzda su kaybına neden olurlar. Şayet mecbur kalırsanız bunlardan fazla içtiğinizde dengelemek için bol miktarda su ya da mümkünse alkali-su için.

ALKALİ SUYUN ELDE EDİLMESİ

Suyun yararlarını maksimum hale getirmek için bol miktarda alkali nitelikte su içmek, bize sağlığımız açısından önemli ölçüde pozitif katkıda bulunur. Böylece yaşam kalitemiz ile zihinsel ve ruhsal sağlığımızda harika birçok deneyimi ortaya çıkarır. Çünkü suyun yaptığı tüm olumlu etkiler, alkali su ile çok daha anlamlı şekilde bir ivme kazanır. Ortaya çıkan güçlü sinerjiye tamamlayıcı diğer terapilerde ilave edildiğinde, mükemmel neticeler alma imkânı doğar. Tamamlayıcı terapilere örnek olarak akupunktur, biyoenerji, tıbbi bitkiler, egzersiz, masaj, refleksoloji, detoks gibi dünyada yaklaşık olarak seksen bin çeşidinin bulunduğu ifade edilen yöntemler sayılabilir.

 

Dünyanın her yerinde su, az veya çok kirlenmiş ve canlılığını büyük ölçüde yitirmiştir.İçtiğimiz su yeraltı kaynaklarından derlendikten sonra arıtılarak bize ulaşır. Arıtma sırasında uygulanan klorlama, ozonlama veya tüm yöntemler, suyu biyolojik kirliliklerden arıtmakla beraber suya eski doğal canlılığını ve altı köşeli yapısını tekrar veremez ve bu nedenle de vücudumuzda biriken toksin ve kirleri temizleme gücüne yeteri kadar sahip değildir. Bununla beraber son on beş yıldır geliştirilen teknolojiler ile suya eski doğal yapısında olduğu gibi altı köşeli yapıda ve insan vücudundaki sıvılara en yakın pH da alkali su üreten cihazlar geliştirilmiş ve bunlar giderek yoğun biçimde kullanılmaya başlanmıştır.   

Bu cihazlardan elde edilen alkali su, insana doğal ve sağlıklı su içmenin önemli avantajını sunmakla birlikte geçmişte ortaya çıkan zararlardan da kısa süre içinde kurtulma avantajını sağlar.Bütün bu bilgiler, vücudumuzun % 70’ini kapsayan ve her an devamlı ilişki halinde olduğumuz suyun ne denli temiz ve sağlıklı olması gerektiğini önemli biçimde vurgulamaktadır.

Dünyanın her yerinde su, az veya çok kirlenmiş ve canlılığını büyük ölçüde yitirmiştir. İçtiğimiz su yeraltı kaynaklarından derlendikten sonra arıtılarak bize ulaşır. Arıtma sırasında uygulanan klorlama, ozonlama veya tüm yöntemler, suyu biyolojik kirliliklerden arıtmakla beraber suya eski doğal canlılığını ve altı köşeli yapısını tekrar veremez ve bu nedenle de vücudumuzda biriken toksin ve kirleri temizleme gücüne yeteri kadar sahip değildir. Bununla beraber son on beş yıldır geliştirilen teknolojiler ile suya eski doğal yapısında olduğu gibi altı köşeli yapıda ve insan vücudundaki sıvılara en yakın pH da alkali su üreten cihazlar geliştirilmiş ve bunlar giderek yoğun biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Bu cihazlardan elde edilen alkali su, insana doğal ve sağlıklı su içmenin önemli avantajını sunmakla birlikte geçmişte ortaya çıkan zararlardan da kısa süre içinde kurtulma avantajını sağlar.

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN