TIP ve RUH: Şifa Prensipleri Arayışı

Bugün dahi, tıp bilimi ruhun bağışıklık tepkileri üzerindeki etkisini gözardı etmeye devam ediyor. Ancak, bu prensipler Tamamlayıcı Tıbbın özünde olan ve sağlık formülünün nirengi taşını oluşturan unsurlardır. İşte bu nedenle ICM araştırma programları bağışıklık sistemimizin neden aniden bedenimizi sağlıklı tutmadığını ve kanser vb. durumları kontrol etmediğini bulmaya çalışmaktadır. Vücüdümüzda bizi sağlıklı tutmak için kendiliğinden var olan bir yetenek mevcuttur. Peki neden bozuluyor? Eskilerin sağlık ve hastalığın nedenleri hakkında müthiş sezgileri vardı. Ancak, modern bilimsel aygıtlarla, artık vücudumuzdaki en hassas elektromanyetik değişimleri ölçebiliyoruz.

Şurası muhakkak ki, iyileşme ve şifa enerji ve hücre seviyesinde gerçekleşiyor. Edgar Cayce verdiği bir demeçte hücre yaşamını elektronik titreşimlere bağladı. Ona göre, insan vücudu elektronik titreşimlerden oluşmaktadır. Vücudun her bir atomu ve elementi, her organ, içinde bulunduğu canlının sağlık ve dengesi için gerekli elektronik titreşim birimine sahiptir. Her birim, ki bu bir hücre veya yaşam birimidir, çoğalmanın ilk kanunu olan bölünme yoluyla coğalma kapasitesine sahiptir. Bu teori 1928'de Thomas Sugrue tarafından yazılan "There Is A River- Bir Nehir Var" kitabında konu edilmiştir.

Cayce daha ileri giderek vücuttaki herhangi bir organda elektronik enerji yetersiz ise hücre çoğalmasında hatalar oluşacağını iddia eder. Buna kazalar, hastalık veya dış etkenler sebep olabilir.

Her hücrenin vücutta belli bir görevi vardır ve bu görevini gerçekleştirmek üzere elektronik olarak programlanmıştır. Hücreler her zaman doğru programa göre çoğalamayabilirler ve bağışıklık sistemi bu hataları belirler ve vücuttan atar. Bağışıklık sistemi doğru çalışmadığı zaman, yanlış programlanmış hücreler çoğalır ve tümör vb. sorunlara yol açar.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ NEDEN ÇÖKER?

Tamamlayıcı Tıbbın ilk hedefi vücudun doğal şifa tepkisinin neden işlemediğine bakmaktır. Artık hastalık, vücudunun içinde ve etrafında olan elektromanyetik alanlar incelenerek teşhis edilebilmektedir. Bu sayede oluşan dengesizlikler tespit edilip, tamamlayıcı tedavilerle düzeltme yoluna gidilir. Böylece, hastanın ruh ve ruhsal enerjisi öncelikle düzeltilmeli ki fiziksel bedeninde şifa yansıyabilsin.

Bütün bunlar, Plato'nun M.Ö.4000 senesinde vardığı sonuçları desteklemektedir: "Parçanın iyileştirilmesine, bütünün iyileştirilmesinden ayrı olarak teşebbüs edilmemelidir. Ruh olmadan bedeni tedavi etmeye yeltenilmemelidir. Eğer beyin ve vücut sağlıklı olacaksa, işe zihni tedavi ederek başlamak gerekir. Bu ilk iştir. Size ruhunu tedavi etmeniz için teslim olmamış bir kimsenin, kafasını tedavi etmeniz için sizi ikna etmesine asla izin vermeyin." Günümüzde, insan vücudunu iyileştirirken yapılan en büyük hata budur, hekimler önce ruhu bedenden ayırmaktalar.

Çeviri: Leyla Browne

Sitemize Reklam Verin
Sitemize reklam vermek için
0 212 275 66 00
numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz.
MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLUN