Paylaş


ZAYIFLIĞIN SIRRI HORMONLARDA

Almanya'da "fitness papazı" olarak ünlenen Dr. Urrich Strunz, beslenmeyle ilgili yapılan araştırmaların sonuçlarını ve en yeni bilgileri değerlendirerek, kısa zamanda 10 kilo verileceğini iddia ettiği "dünyanın en akıllı rejimini" üretti. Bu reçete sayesinde kalori saymanın gereksiz olduğunu belirten uzman, şişmanlığın çok yemekten değil, sadece az hormon üretmekten kaynaklandığını söyledi. Hormonların, alınan gıdaların bir ürünü olduğuna dikkat çeken Dr.Strunz, yenilenlerin, şişman veya zayıf olmanın yanı sıra, insan duygu ve düşüncelerini de etkilediğine dikkat çekti. Dolayısıyla hormonlar alt üst olduğundan, yağ bezlerinde yağ depolandığını kaydeden Dr. Strunz, bu sebeple hormonların, hareket yapma isteğimizin de azalmasına sebep olduğunu vurguladı.

 

İYİ VE KÖTÜ HORMONLAR

Bünyede sayısız miktarda hormon bulunduğunu, ancak bunlardan önemli olanın genç ve zayıf kalmayı sağladığından "iyi" olarak nitelendirilebilen testosteron ve HGH hormonlarının tanınması gerektiğini belirten Dr. Strunz, "Testosteron, gıda üzerinden alınabilen çinko, mangan ve albümin alma yoluyla üretilebildiği gibi, bazı kas hareketleri, koşma, yürüme ve mutluluk verici düşüncelerle harekete geçebilirler.

"HGH GENÇLİK HORMONU"

Büyüme hormonu olan HGH insan vücudundaki en güçlü yağ yakıcı madde. Halk dilinde gençlik hormonu olarak da adlandırılan HGH'yi bünye,en fazla derin uykudayken üretiyor. Gündüzleri kas egzersizleri yaparak, hayal görerek veya meditasyon yaparak rahatlama yoluyla bu uyku dönemi taklit edilerek bu hormon çoğaltılabilir" dedi. Dr. Strunz, kötü hormonların ise kortisol ve ensülin olduğuna dikkat çekerek, bunların yaşlandırdığını, şişmanlattığını ve hasta yaptığını belirtti. Dr. Strunz, stres hormonu olarak nitelendirilen kortisolun, işyerindeki ve evdeki sinir bozucu olaylar karşısında çoğaldığını, kas oranını azaltırken yağ depolarını artırdığını söyledi. Yaşlanmayı ve hastalanmayı hızlandıran ensülinin de, yağ hücrelerindeki yağın birikmesinin ana sorumlusu oldu- ğuna işaret eden Dr. Strunz, insanları şişmanlatan bu maddenin, kola, çikolata,patates ve beyaz ekmekte bulunduğunu belirtti

ZAYIFLATAN HORMON

Yemek yenildiğinde, kan şeker oranı yükseldiğini vurgulayan Dr. Strunz, "Midenin arkasında olan, boşaltıcı kanallarıyla oniki parmak bağırsağına bağlı, iç ve dış salgıları olan iri bir bez olan pankreas, ensülini kandaki şekeri, hücreleri taşıması için görevlendirir. Orada kaslar, beyin ve kalp için şekere ihtiyaç var. Ancak, şişmanlatıcı hormon ensülin kanda yüzdüğü sürece, yağlar sökülemez, aksine yağ bezlerine bile sokulur. Ensülin kandan kaybolduğunda, zayıflama hormonu glukagon devreye girerek, depolardaki yağı hareketlendirerek, yakılması için kaslara nakliye eder" dedi. Dr. UIrich Strunz, sürekli bünyenin yakması için ensülin üretmesi gereken besinleri yiyenlerin, ister istemez kilo aldığına işaret ederek bu nedenle yiyeceklerin kalori miktarından ziyade besinlerin şeker endeksine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

AKILLI DİYET İÇİN TAVSİYELER

Bol uyku: En ideali on saat, çok yağ yakar. Gündüzleri iş yerinde kestirme imkanı olan, bu etkiyi artırabilir.

Az yemenin yan etkileri: Kalori sayanlar, kilo alır. Çünkü 1200-kalori uygulayan kişi, yağ metabolizmasını hareketlendirmek için zayıflatıcı hormonları üreten besinleri alamıyor.

Albümin yağları söker: Aynca zayıflamak isteyenler, günde üç-dört kez 30'ar gram kalori ve yağ yakıcı albümine ihtiyacı var. Üstelik bünye albümini yağa çevirerek depolamıyor. Bunun için albümin tozundan hazırlanan içecekler tavsiye edilir. Aksi takdirde gerekli miktarı almak için çok yemek gerekir.

Şeker endeksi: Ensülinin kandan kaybolması için şeker endeksi düşük olan sebze, meyve, tavuk eti, balık, az pişmiş makarna, kaba öğütülmüş buğdaydan veya çavdardan yapılmış ürünleri ve süt ürünleri gibi gıda maddelerinin tüketilmesi tavsiye edilir.

Makarna patatesten iyi: Patatesin, özellikle yağda kızartılmış olanının, şeker endeksi yüksek olduğundan, makarnaya nazaran daha çok şişmanlatıyor. Yalnız makarnanın da endeksi artmaması için çok yumuşayıncaya kadar pişirilmemesine dikkat edilmeli.

Herkes gençleşebilir: Vücudun her iki senede bir cildini yeniliyor. Dolayısıyla yeni cildin yanı sıra kendine yeni kas ve yeni bir bağışıklık sistemi inşa ediyor. Bu arada kendisine doğru besinler verilirse, hormonların yardımıyla da genç ve sağlıklı bir vücut üretir. Buna herkes kavuşabilir, hangi yaşta olursa olsun.


/ MEDİKAL+PLUS Temmuz 2002









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy