Paylaş


HİPNOZ

Hipnoz, terim olarak Yunanca uyku manasına gelen "hypnos" kelimesinden türemiştir. Bugün kullanılmakta olan hipnoz tekniklerinin bir kısmı 1700'lü yıllarda Franz Anton Mesmer adında bir doktor tarafından geliştirilmiştir. Mesmer insanları tedavi etmek için mıknatıs ve yanı sıra bazı hipnotizma teknikleri kullanırdı. İngilizcede kullanılan 'mesmerized'-'büyülenmiş' kelimesi de Mesmer'ın adından türemiş bir sözcüktür. Mesmer'ın teknikleri körlüğe, baş ağrısına, eklem ağrılarına ve felce dramatik bir şekilde şifalı geldiği halde, tıp camiası bu konuda ikna olmamıştı. Mesmer'ı kullandığı tekniklerin bilimsel olmaması nedeniyle, sahtekarlıkla suçladılar.

Zamanımızda, doğal sağlık yöntemlerine artan ilgi nedeniyle, hipnoz popüler bir tedavi yöntemi olarak özellikle bağımlılık, ağrı, stresten kaynaklanan rahatsızlıklar ve fobilerin tedavisinde kullanılmaktadır.

Hipnoz esnasında hastanın bedeni gevşerken, düşünceleri daha yoğunlaşır. Diğer gevşeme tekniklerinde olduğu gibi, hipnoz esnasında da kan basıncı, kalp atışları yavaşlar ve beyin dalgalarında değişim olur. Hipnoz altında iken insan kendini son derece gevşemiş ama beyinsel faaliyetlerinin artmış olduğunu hisseder. Bu derin farkındalık halinde kişi telkine son derece açıktır. Tedavi hasta bu durumdayken yapılır, örneğin sigarayı bırakmak isteyen hastaya doktor 'gelecekte sigaradan nefret edeceğini' telkin eder.

Hipnoz üç aşamada gerçekleşir: bunların ilki hipnoterapistin sunduğu sözler ve imgeleri özümsemek, ikincisi tenkitci tutumu elden bırakmak, üçüncüsü ise hipnoterapistin telkinlerine bütünüyle açık olmaktır.

Hipnoterapi kronik hastalıklar ile başetmede etkin bir yöntemdir. Kişinin kendini kontrolde hissetmesini sağlayarak, kronik hastalık sonucu duyulan korku ve endişeyi azaltır. Ayrıca ağrı ve sancı nedeniyle duyulan korkular ve endişeleri azaltır. Uyku sorunları, bağımlılık, çıbanlar ve yatak ıslatma da hipnozla tedaviye başarıyla cevap veren rahatsızlıklardır.











© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy