Paylaş


EKO MİMARİ ve ALTERNATİF ENERJİ SİSTEMLERİ

Kısaca 'ekolojiye uygun yapılanma tarzı' diye tanımlanabilecek eko mimari kavram olarak yeni gibi görünse de binlerce yıldır dünyanın hemen her yerinde uygulanan bir sistem. Ancak eko mimari üzerine araştırma ve bilimsel çalışma yapılmaya başlaması, sadece Türkiye'de değil dünyada da çok eskilere dayanmıyor. On yıldır alternatif enerji sistemleri üzerine çalışan mimar Mehmet Yazıcı, eko mimari çalışmalarıyla ilgilenen Türkiye'deki az sayıda mimardan biri. Avrupa Güneş Enerjisi Birliği (EUROSOLAR) Türkiye Komitesi üyesi de olan Yazıcı, rüzgar, ısı duvarı ve özellikle de güneş pilleri konusunda araştırmalar yapıyor.

Doğu Anadolu'da soğuktan etkilenmemek için yapılan kalın duvarlı yapıların da, Afrika'daki saz yapıların da, kutuplardaki barınma şeklinin de, korunmuş olan yerlerdeki sürdürülebilir mimarlığın da eko mimarinin bir parçası olduğunu söyleyen Mehmet Yazıcı, eko mimarinin yenilenme adı altında gerçekleştirilen tahribata karşı durduğunu dile getirdi. Kirliliğin ve çevre sorunlarının nedeninin, tükenmesi yakın ve kaçınılmaz olan petrol, kömür ve doğalgaza dayalı enerji politikaları olduğunu belirten Yazıcı, buna karşı yapılması gerekenlerin dünyada ve on yıla yakındır Türkiye'de de tartışıldığını vurgulayarak Eylül 2001'de Muğla'da yapılan 2. Sarıgerme Uluslararası Güneşten Elektrik Enerjisi Üretimi Çalışma Grubu toplantısını anımsattı.

Marmara, Ege, Akdeniz, Muğla ve Yeditepe üniversitelerinden altı bilim insanı, Alman Yeşiller Partisi'nden bir milletvekili, İngiltere, Ürdün ve Avusturya'dan uzmanlar, Greenpeace Akdeniz Enerji Sorumlusu ve Tepecik, Aliağa, Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz belediye başkanlarından oluşan 28 kişinin katıldığı ve alternatif enerji sistemleri konusundaki gelişmeler ve yapılan çalışmaların tartışıldığı sempozyumun ardından yayımlanan sonuç bildirisi, neler yapılması gerektiğini net bir biçimde ifade ediyor.

"Bir Güneş Uygarlığı Yaratma Doğrultusunda Bütüncül Bir Enerji Politikasının Geliştirilmesini İstiyoruz" diye başlayan sonuç bildirisinde öneriler şöyle sıralanıyor:

- Kirliliğin ve çevre sorunlarının nedeni, tükenmesi yakın ve kaçınılmaz olan, toplumsal maliyetleri gözardı edilen, petrole, kömüre ve doğalgaza dayalı enerji politikalarının gözden geçirilmesi,

- Enerji politikalarının geliştirilmesinde yatırım bedeli, çevre kirliliği ve yıkımı, sağlık sorunları maliyetlerinin, Yatağan santralı gibi somut örneklerde, ilgili bakanlık, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ile birlikte hesaplanmasını ve kamuoyunda tartışılmasını,

- Yenilenebilir enerji kaynaklarının, kalkınma-kentleşme politikalarının ve kentsel planlama süreçlerinin temel hareket noktalarından biri olarak ele alınmasını, güneş, rüzgar enerjisi ve jeotermal enerjiden yararlanma ve enerji tasarrufu bilincinin toplumsal eğitim süreçlerinde, kentleşme ve yapı üretimi ile ilgili mesleki eğitim süreçlerinde yer almasının sağlanmasını,

- Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının, temiz çevre, temiz enerji, sağlıklı ortam, daha az hastane gideri gibi yararlarının yanında, yeni iş imkanları yarattığını, büyüyen enerji ihtiyacına katkı sağlayacağını, bağımlılık ve ithal zorunluluğunu giderdiğini, istenen her yerde üretilebildiği gibi, dağıtım ve iletim masrafları olmadığının da dikkate alınmasını,

- Özellikle güneş enerjisinden yararlanma ve güneşten elektrik üretimi teknolojilerinin ve piyasalarının geliştirilmesi için, kamunun öncülük etmesini ve destekleme politikaları geliştirmesini, bu doğrultuda, merkezi ve yerel yönetim kuruluşlarının, bilim ve teknoloji kuruluşları, üretici firmalar, meslek örgütleri ve kooperatifler ile işbirliği yapmalarını, bu çalışmalarda küresel ve bilimsel gerçeklerin ışığında multi-disiplinerliğin ve multi-sektörlüğün gereklerine ve risk yönetimi ilkelerine uyulmasını,

- Yenilenebilir enerji kaynakları kamusal politikasının geliştirilmesi için, varolan hukuksal altyapıya, eksikliklerinin tamamlanarak işlerlik kazandırılmasını istiyoruz.

Çağlar boyunca değişik uygarlıkların beşiği olan Anadolu'nun, bağrında yaşayan tüm insan topluluklarını her türlü doğal kaynak ve zenginliği cömertçe sunmuş bir su ve güneş ülkesi olduğu vurgulanan sempozyumun sonuç bildirisinde, "İnsanlığa, çevreyi kirleten, doğal ve kültürel değerleri yok eden, fosil yakıta dayalı bir 'uygarlığa' alternatif, kirletmeyen ve tükenmeyen enerjilere ve tüm enerji kaynaklarının anası güneş enerjisine dayalı bir güneş uygarlığı yaratabilecek tüm olanaklara sahiptir" deniyordu.

Avrupa Güneş Enerjisi Birliği Türkiye Komitesi üyesi mimar Mehmet Yazıcı, güneş kökenli enerjilerin, Türkiye gibi çok daha elverişli coğrafyalarda henüz kullanılmazken, örneğin Almanya'da devlet tarafından sübvanse edildiğini belirtti. Tüm binalarda ucuz ve kesintisiz enerji kaynağı olarak kullanılabilen güneş pilinin geliştirildiğini ve bunu Türkiye'ye getirmek istediklerini anlatan Yazıcı, 2001 yılı sonlarında Enerji Bakanlığı Elektrik İşleri Etüd Dairesi ile görüşmeler yaptıklarını ve yetkililer tarafından bunun makul karşılandığını söyledi.

Almanya'da yıllık ortalama 1900, İsveç'te 1800 saat güneşli hava olduğunu bildiren Mehmet Yazıcı, Türkiye'nin ise yılda 2400 saati güneşli geçirdiğini anımsattı ve bunun bulunduğumuz coğrafya için büyük avantaj olduğunu söyledi.

Kullandığımız enerji kaynaklarının tükenecek olmasının gözden kaçırılmaması gerektiğine dikkat çeken Yazıcı, ayrıca kullanılan tüm yöntemlerin doğal dengeye zarar vererek toplumsal maliyeti yükselttiğini de ekledi. "Güneş pili şu anda elektrik enerjisine göre pahalı görünüyor. Ancak yarattığı tahribat ve toplumsal maliyet hesaplandığında çok daha ucuza geldiği anlaşılıyor" diyen Yazıcı, barajların bile suyun akış yönünü değiştirerek doğal dengeyi bozduğunu, oysa güneş enerjisinin toplumsal maliyetinin sıfıra yakın olduğunu vurguladı.

"Petrol bitecek, 50 yıl, 55 yıl sonra artık yok. Bu nedenle hidrojen enerjisi, füzyon yeniden gündeme geliyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinde kullanılan güneş pili Türkiye için ideal çözümdür" diyen Yazıcı Almanya'da, evinde güneş pili kullananlara devlet tarafından her ay ödediği ortalama elektrik faturası tutarında ödül verilerek destek sağlandığını, böylece yaygınlaştırılmaya çalışıldığını bildirdi.


7.12.2005

Mehmet YAZICI , Mimar / Avrupa Güneş Enerjisi Birliği Türkiye Komitesi üyesi









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy