Paylaş


GAP TARIMINA YENİ BOYUT

GAP TARIMINA YENİ BOYUT

Canlıların besin kaynağının temelini oluşturan toprağı ve toprak üreten kaynakları koruyup geliştirmeden, ne tarımın ne de diğer kalkınma sektörlerinin verimlilik göstermeleri mümkündür. GAP Bölgesi'nde de bu anlayışın sürdürülmesi hayati öneme sahiptir. Değişen iç ve dış koşullar nedeniyle önemi giderek artan GAP tarımına yeni boyutlar kazandırılması ve ilerletilmesi, başta toprağın korunarak verimli hale getirilmesini gerekli kılıyor.

Dünya nüfusunun hızlı artışı ve beslenme ihtiyacı, endüstriyel gelişim için, gerekli hammadde ve enerji sorunlarını günümüzün en aktüel konuları haline getirmiştir. Yaşanan ya da yaşanacak bu sorunların çözümü, birim alandan en yüksek tarımsal verimin alınmasına ve doğal kaynakların doğru kullanılmasına bağlıdır. Bunu sağlamanın temel şartları arasında arazinin kabiliyetine göre sınıflandırılması, potansiyel doğal değerlerinin saptanması ve çevreye dost, modern tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması sayılabilir.

En genel şekliyle doğal kaynakların yönetimi olarak tanımlayabileceğimiz 'Havza Amenajmanı', havza kapsamı içerisinde yer alan tüm arazinin kabiliyet sınıflandırmasıyla birlikte, devamlı, bol ve kaliteli su üretimi, toprak stabilitesi ve sürdürülebilirliği, erozyon ve taşkınların kontrol altına alınması ve saptanan temel amaçlara yönelik planlanan, bir dizi teknik, idari, ekolojik ve biyolojik önlemleri kapsayan 'arazi yönetimi'dir. Bu planlama tekniği Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) amaçlarıyla paralellik gösterdiği için bölgeyi, su toplama havzalarıyla bütünleştiren havza amenajmanı tekniğine göre planlamak gerekir.

Bölge halkı unutulmuş

Enerji üretimi, tarımsal sulamanın geliştirilmesi ve su teminine yönelik geliştirilen GAP bünyesinde, 26 bin 960 GWh (ciga wat saat) enerji üretimi ve 1 milyon 698 bin 485 hektar alanın sulu tarıma açılması planlanmış; ancak bölgeye su sağlayan dağlık alanlar ve bu alanlarda yaşayan insanların proje kapsamı dışında bırakılması gibi önemli hatalar yapılmıştır.

Günümüzde sıkça kullanılmaya başlanan 'ekonomik kalkınma' ve 'toplumsal gelişme' kavramları birbirini etkileyen ve iç içe girmiş ekolojik, ekonomik, teknik, sosyal ve siyasal nitelikli çok boyutlu süreçler sonucu meydana gelmiştir. Bu özellikleri nedeniyle kapsamlı ve bütünlükçü değerlendirilmesi gerekir. Son yıllarda dünya ölçeğinde yaygınlaşan ve bir ortak bilince dönüşmeye başlayan 'doğayı ve çevreyi koruyarak kalkınmayı öngören sürdürülebilirlik' yaklaşımları, bütünlükçü gelişme anlayışının güçlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu temel koşullar GAP için de geçerli olduğundan, bölgeye bütünlükçü çerçeveden bakılarak değerlendirilip planlama yapılması doğru olacaktır.

8 bin yıllık hata

GAP Bölgesi'ne su temin eden Fırat ve Dicle havzalarında 8 bin yıldan beri yanlış ve bilinçsiz arazi kullanımı doğal dengeyi hayli bozmuş, toprak, su ve vejetasyon gibi doğal kaynakların tahribi, bölgede antropojen kaynaklı step ve kurak alanlar oluşturmuştur. Aynı sonuçtan etkilenen zengin tarım toprakları erozyon nedeniyle aşınmış, akarsu ve sel dereleriyle taşınarak, inşa edilen barajların, su yerine sedimentle dolmasına neden olmuştur.

GAP Bölgesi'nde sulu tarıma açılacak alanlar daha önceden kuru tarım yapılan alanlardır. Özellikle sıcak iklim kuşaklarında şartlar hazırlanmadan sulu tarıma geçilmesi son derece önemli ve telafisi imkansız, hayati sonuçlar doğurur. Olumsuzlukların yaşanmaması için önce toprak sahipleri sulu tarım koşullarında eğitilmeli, makine ve ekipman ihtiyacı giderilmeli ve sulama ile birlikte drenaj sistemi geliştirilmelidir. Bu anlamda bazı kurumlar bölgede kamu tecrübesinden yararlanan ve kamu denetiminde hizmet üreten bir sistem oluşturulması için çaba gösteriyor.

Toprağın korunması Doğal kaynakların korunması, ıslahı, verimli kullanılması, kalkınma ve doğal denge ilişkisinin kurulması, başta insan ve doğal kaynakların geliştirilerek yaşam ve gelir güvencesinin sağlanması vb. gibi temellerde gelişmesi öngörülen sürdürülebilirliğin temel ilkelerinden en önemlisi 'başta toprak olmak üzere doğal üretim kaynaklarının korunarak geliştirilmesi' ve rasyonel üretimin yapılmasının sağlanmasıdır. Canlıların besin kaynağının temelini oluşturan toprağı ve toprak üreten kaynakları koruyup geliştirmeden, ne tarımın ne de diğer kalkınma sektörlerinin gelişmelerini sürdürmeleri mümkündür. GAP Bölgesi'nde de bu anlayışın geliştirilmesi hayati öneme sahiptir. Bu nedenlerle karşı karşıya bulunduğu çok sayıda soruna rağmen yaşamsal niteliği devam eden 'GAP tarımı' gelenekseli aşan bir atılım dinamiği içinde ekonomik kalkınma sektörü özelliğine ulaştırılmalıdır.

Değişen iç ve dış koşullar nedeniyle önemi giderek artan GAP tarımına yeni boyutlar kazandırılması ve geliştirilmesi, başta toprağın korunarak verimli hale getirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu genel amaç ışığında GAP Bölgesi'ne bakıldığında Türk tarımının içinde bulunduğu durumu gözden geçirmek gerekir. Tarımda yaşanan ve yaşanacak çok sayıda soruna rağmen, taşıdığı potansiyel olanaklar bölge tarımının önemini giderek arttırıyor. Yıllardır aleyhine gelişen makro ekonomik konjonktüre rağmen tarım Türkiye ekonomisindeki değerini halen koruyor. İmalat sanayiinde kullanılan hammaddenin yarısını tarım sektörü üretiyor. Türkiye'nin ihraç edeceği ürünler önemli ölçüde tarımsal kaynaklıdır. Ülkemizin çağdaş ve sağlıklı ölçüde beslenme güvenilirliği tarım sektörüne bağlıdır. Tarım topraklarında organik madde açığı fazladır. Bu açığa bağlı önemli sorunlar yaşanmaktadır.

Tarım geleneksel usullerle yapılmaktadır ve çiftçilerin eğitim düzeyi düşüktür.

Tarımsal ürün değerlendirme bilinci gelişmemiştir.

Modern tarım yöntemleri kullanma alışkanlığı yoktur veya yetersizdir.

Yapısal sistemlerden kaynanlanan toprak ve iş gücü verimi düşüktür.

Bitkisel ve hayvansal üretim bağı kurulamamış ve uygun ekim nöbeti oluşmamıştır.

Tarımsal üretim politikası saptanamadığından, dengesiz üretim anlayışı hakimdir.

Bu nedenle bir yıl para eden üretim, ertesi yıl beklenen ekonomik değere ulaşamamaktadır.

Doğal sorunları bulunan tarım toprakları yoğun ve yaygın bir erozyonla yok olmaktadır.

GAP Bölgesi için acil projeler

· Tarım topraklarında bulunan organik madde açığının giderilmesi,

· Girişimci açısından potansiyel yatırım alanlarının saptanması,

· Havza amenajmanı anlayışının yerleştirilmesi,

· Rotasyon esasına göre, planlı tarımsal üretim alışkanlığının kazandırılması,

· Ekolojik tarım üretiminin yaygınlaştırılması,

· Çiftçi eğitimi ve demontrasyon merkezleri oluşturulması,

· Ekolojik tohum ve fidan üretim ünitelerinin oluşturulması,

· Sözleşmeli çiftçiliğin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması

· Tarımsal sanayi ünitelerinin oluşturulması,

· Üretici birliklerinin oluşturulması,

· Ara ve alt ürün yetiştirme alışkanlığının kazandırılması,

· Ürün değerlendirme, pazarlama ve ihracat imkanlarının sağlanması,

· Kırsal yerleşim alanlarının planlanması,

· Yem bitkileri üretimi ve slaj yapma alışkanlığının kazandırılarak hayvancılığın geliştirilmesi,

· Arıcılığın geliştirilmesi,

· Rüzgar perdeleri oluşturma alışkanlığının sağlanması,

· Sulama tekniğinin geliştirilmesi,

· Drenaj sisteminin geliştirilmesi,

· Erozyon önleme tedbirlerinin alınması,

· Tarla kenarı, sulama ve drenaj kanalları boyunca ağaçlandırma yapılması,

· Bitkilerde gübreleme ve ilaçlamanın kontrol altına alınması.


Metin ŞENOL Havza Yönetimi ve Kırsal Kalkınma Uzmanı

/ BUĞDAY Sayı: 8

Anahtar Kelimeler


toprak

,

tarım

,

GAP

,









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy