Paylaş


GÜNEYDOĞU'DA EKOLOJİK ÇÖZÜMLER

GÜNEYDOĞU'DA EKOLOJİK ÇÖZÜMLER

Ekolojik, ekonomik, coğrafi ve tarihi özellikleri itibariyle sosyoekonomik öneme sahip GAP bölgesi bugün ekolojik şartların bozulması gibi hayati bir tehlikeyle karşı karşıya. Bu nedenle başlatılan 'Adıyaman-Gölbaşı Pilot Projesi', yaşanan ve yaşanacak ekolojik tehlikenin giderilmesine yönelik olarak bölge tarımına ışık tutuyor.

Mezopotamya'ya yakınlığı nedeniyle Adıyaman'ın geçmişi insanlık tarihinin var olduğu en erken dönemlere uzanıyor. Bu topraklar, Hititler, Asurlar, Frigler, Kommegene Krallığı, Bizans İmparatorluğu, Emeviler, Abbasiler ve Hamdaniler gibi pek çok uygarlığa ev sahibi olmuş. Yavuz Sultan Selim'in İran seferi sırasında Osmanlı topraklarına katılan Adıyaman, tarihi öneminin yanı sıra, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) içindeki stratejik ve coğrafi konumuyla da ekonomik ve sosyal açıdan önem taşıyor; Atatürk Barajı'nın tüm kuzey sahili, baraja su ve sediment taşıyan akarsu ve sel dereleri, Adıyaman sınırları içinde kalıyor. Kuzeyde Malatya dağları, kuzey-güney istikametine akan sel dereleri ve akarsularıyla engebeli bir yapıya sahip olan arazi yapısı, erozyona çok müsait olan toprakları Atatürk Barajı'na taşıyor. Sulama, enerji üretimi ve içme suyu temini amacıyla inşa edilen ve GAP için stratejik öneme sahip, Atatürk Barajı'nın 'sürdürülebilir kullanımı' için bazı şartların yerine getirilmesi gerekiyor. Öncelikle baraja su ve sediment taşıyan akarsu ve sel derelerinin havza bazında planlanarak ıslah edilmesi, su havzalarında ekolojik şartların iyileştirilerek, bu bölgede yaşayan insanlara doğal kaynak tahribini önleyecek alternatif geçim kaynakları sunulması ve bu alışkanlığın devamlı kılınması gerekiyor. Her ne kadar bu bölgede 'Dünya Bankası Kredi Destekli Su Havzası Rehabilitasyon Projesi' uygulanıyor olsa da, proje amacı ve bu amaca uygun proje hazırlama tekniği sadece ekolojik şartların iyileştirilmesine yönelik olduğu için, arzu edilen kırsal kalkınma ve alternatif geçim kaynakları sunma olanakları yaratılmamış ve Atatürk Barajı ile ilgili olumsuzluklar da giderilmemiş.

Bu eksiklik ve olumsuzlukların giderilmesi amacıyla, Doğu, Güneydoğu ve Akdeniz bölgeleri geçiş zonunda yer alan Adıyaman-Gölbaşı ilçesi, iklim ve toprak özellikleri itibariyle pilot bölge olarak seçildi ve burada 'ekolojik tarım' yöntemiyle, 63 çeşit sebzede 'tohumluk üretimi' ile 'sözleşmeli çiftçiliğin geliştirilmesi' planlanarak, Nisan ayında uygulamaya geçildi. Ancak bu çalışmalar sırasında proje bölgesinde şiddetli erozyon tespit edildi. Taşınan canlı üst topraktan geriye kalan ve tamamen inorganik bünyeli olan toprak, organik madde miktarı ve bitki besin elementleri bakımından fakirleşmiş ve bunun sonucunda üretkenliğini yitirmişti. Bu olumsuzluk, özellikle o bölgeye has (fıstık, bağ, sebze-meyve türleri vb.) türlerde hastalık ve zararlıların aktif duruma geçerek bitki yaşamını tehdit ediyordu. Alüviyal toprak depolarının bulunduğu taban arazilerde yapılan tespitlerde, organik madde açığının drenaj bozukluğu gibi önemli sorunlar yarattığı görülmüştü ve bu durum, tarımsal verimliliği engelliyordu.

Bölge tarımı için örnek

Ekolojik, ekonomik, coğrafi ve tarihi özellikleri itibariyle sosyo-ekonomik öneme sahip GAP bölgesi bugün, ekolojik şartların bozulması gibi hayati bir tehlikeyle karşı karşıya. Bu nedenle başlatılan 'Adıyaman-Gölbaşı Pilot Projesi', bölgede yaşanan ve yaşanacak ekolojik tehlikenin giderilmesine yönelik olarak bölge tarımına ışık tutuyor.

Projenin, bir de çiftçinin yaşadığı 'ekonomik mağduriyeti gidermeye' yönelik bir amacı bulunuyor. Tarımsal üretimde maliyet hesabı yapma alışkanlıkları olmadığı için üreticiden tüketiciye intikal eden satış fiyatı belirlenirken aracı kişi ve kurumlar söz sahibi oluyor. Genellikle ürün maliyetinin altında tesbit edilen aracı fiyatları, üreticileri mağdur ediyor. Bu nedenle sözleşmeli çiftçilik uygulamalarının yaygınlaştırılarak, çiftçi aleyhine yaşanan mağduriyetin giderilmesi gerekiyor.

'Adıyaman-Gölbaşı Pilot Projesi' ekonomik problemleri de çözmesi bakımından özellikler taşıyor. Proje bazında kalkınma modeli fikrinin geliştiği ülkemizde bütçe imkanlarına bakıldığında kıt, kaynakların bulunduğu mahalli imkanlar açısından bakıldığındaysa oldukça zengin potansiyel kaynakların olduğu görülüyor. Bu potansiyel kaynaklara rağmen çiftçilerimiz çeşitli imkansızlıklarla sosyal ve ekonomik arayış içersinde bulunuyor. Ve tarımsal faaliyetlere gereken önemi vermiyor. Eko Tarım A.Ş. tarafından planlanıp, uygulanan pilot projeyle bütün bu sorunların çözümü yolunda önemli adımlar atılıyor. Proje ile; GAP projesinin ekolojik şartlarına uygun sebze türlerinin tesbiti, birim alanda verim ve ekonomik değer açısından üstün türlerin tesbiti, uygun türde tohumların çoğaltılarak bölge çiftçisinin hizmetine sunulması, ekolojik tarım ve sözleşmeli çiftçilik uygulamalarının geliştirilmesi, ürün deseni ve rotasyon planına göre çiftçilik uygulamalarının geliştirilmesi, ürün yetiştirme tekniği alışkanlıklarının kazandırılması, ürün değerlendirme ve saklama alışkanlığının kazandırılması, üretici birliklerinin oluşturulması gibi önemli tarımsal hizmetlerin sunulması öngörülüyor.

Proje uygulamalarından elde edilen ara sonuçlar:

· Sözleşmeli çiftçilik uygulamaları başlatıldı.

· Uygulama alanlarında biyoteknolojik yöntemle üretilen organik maddeler kullanılarak organik madde açığı giderildi.

· Ekolojik tohumluk üretimine başlandı.

· Ürün değerlendirme ve saklama imkanları geliştirildi.

· Uygulama ve iklim şartları 16 Nisan 2000 tarihinden itibaren günlük takibe alınarak 'çiftçi el kitabı' hazırlığı tamamlandı.

· Ürün deseni ve rotasyon planları hazırlandı.

· Bölgenin ekolojik şartlarına uygun verim ve ekonomik açıdan üstün türler belirlendi.


Metin ŞENOL Havza Yönetim ve Kırsal Kalkınma Uzmanı

/ BUĞDAY Sayı: 7 / Eylül- Ekim 2000

Anahtar Kelimeler


GAP

,

proje

,

tarım

,

tehlike

,









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy