Paylaş


ETKİN BEDEN ÇALIŞMASININ ESASLARI

Tüm beden-çalışmalarının temelinde, vücudun dokunma ve manipulasyona verdiği tepki yatar. Bir çeşit adele tepkisine dönüşmeyen hiçbir duygu yoktur. İşte bu "duyarlılık halleri" bizim alışılagelmiş duruşlarımızın temelini oluşturur.

Hepimizde bir beden-zihin sistemi vardır. Entegre bir beden-zihin sistemi, yaralanma, stres, hastalık ve depresyonla daha kolay başeder ve kendini daha çabuk iyileştirebilir.

Uygun beden-çalışması bir insanın mevcut halini düzeltme ve iyileştirme potansiyeline sahiptir. Kalıcı olumlu değişim ancak kendinin farkına varma ile mümkün olur. Beden-çalışması bu farkındalığı arttırmak için doğrudan ve etkin bir yöntemdir.

Beden-çalışması, duruş(posture), işlev ve davranışı kapsayan bir çok manupulatif tedaviyi kapsar. Beden işlevinin ana vasıflarından bir tanesi, tüm sistemde sıvıların düzenli dolaşımına dayanıyor olmasıdır: damarlarda kan, hazım kanalında besin, kanallarında lenf, kanda ve guddelerde beze sıvıları, başta ve belkemiğinde serebral-belkemiği (cerebro-spinal) sıvısı ve tüm hücrelerimizin arasını dolduran extra-hücresel sıvılar. Beden-çalışması tüm bunların düzenli hareket etmesine yardımcı olur. Vücudumuzdaki tüm hücrelerin sağlıklı işlev görmesi için tüm bu sıvıların düzenli olarak vücudumuzda dolaşımı şarttır.

Bu fiziksel boyutun dışında, gayet hassas enerjiler ve farkındalık enerjileri birbirleri ile sürekli etkileşim halinde olur ve çok-boyutlu bütün insanın tamamen içine girerler. Bir insana herhangi bir anda baktığımızda tüm bu bilgileri akılda tutmamız gerekir. Dolayısıyla, eğer bu iletişimin bir safhasını doğrudan etkileyebilirsek, bir çok başka safhaya da ulaşabiliriz.

Ancak, günümüzde bu etkileşimlerin sinirsel boyutu tam olarak anlaşılamamıştır.

Sinirsel aktivite vücuttaki en yaygın düzenleyici prensiptir. Hormonlar gibi kimyasal maddeler vücuttaki her hücreye ulaşır. Adele hareketi olmaksızın hiçbir hareket olamayacağını hatırlarsak bu cümleyi daha iyi anlayabiliriz. Sinirsel uyarı olmadan kaslar hareket edemez.

Zihnimiz sağlığımızı, kuvvetimizi, bağdaştırmaları, tepkilerimizi, düşünce ve duygularımızı, dokularımızı organize eder, ancak zihni büyük oranda duyular etkiler.

Vücudumu aynen herhangi bir cismi öğrendiğim gibi öğreniyorum - duyularımla. Duyular ve zihinsel duyarlılık kolayca birbirinden ayırt edilemez. Hangisi öncedir? Bu noktada, hayatımız boyunca nasıl kalıplar oluşturuyoruz ve bunları nasıl tanıyıp değiştirebiliyoruz sorusuyla karşılırız.

Beden-çalışmasında ne 'duyulduğu' çok önemlidir. Sancı yalnızca bir sinir-kas olayı değildir. Sancı da ayrıca, olmadan önceki duyular, olduğu anda hissedilenler ve ve sonrasında hissedilip gelecekte olacak sinir-kas olaylarını etkileyen hisler de vardır. Bu duyular belirli fizyolojik hallere neden olur.

Duyular ve zihinsel tepkiler vücudumuzun kimyasını ve yapısını değiştirir.

Vücuttaki en büyük duyu kaynağı cildimizdir. Batıda, görme, duyma, tat, koku ve dokunma olarak vücüttaki beş basit duyuyu tanımlayan ilk insan Aristodur.

Görme beyinin yaklaşık %25ini kullanır. Duyma, koku ve tat bundan daha da azdır. Bunlardan yalnızca dokunma tüm bedeni kullanır. Diğer dört duyu ise ya başta, ya da ilgili organda lokalleşmiştir.

Cilde dokunmak beyinin en derinlerini karıştırmakla sonuçlanır. Cilt ve beyin arası iletişim çok yakındır. Bu gerçek, 'yalan makinesi testi'nin temelini oluşturur. Belirli zihinsel haller cildin elektriksel özelliklerini doğrudan etkiler. Bu etkiler önceden tahmin edilebilir, ölçülebilir ve birbiriyle ilişkilendirilebilir.

Cildin merkezi sinir sistemi ile olan bu yakın bağlantısının anatomik ve fizyolojik kökleri vardır. Bedendeki tüm dokular ve organlar, embriyoyu oluşturan üç hücre katmanından oluşur. Endoderm iç organları oluşturur. Mezoderm bağ dokularını, kemikler ve iskelet kaslarını oluşturur. Ektoderm ise hem cildi hem de sinir sistemini oluşturur.

Cilt beynin dış tabakasıdır, veya beyin cildin en derindeki tabakasıdır diyebiliriz. Deri ve beyin aynı ana dokudan oluşmuştur ve fiziksel yaşam boyunca tek birim olarak işlev görür. Her dokunuş çeşitli zihinsel tepkilere yol açar. Benim dokunma deneyimlerim düşünce sistemim için lisan yeteneklerim kadar büyük önem taşır.

Bir ceninin hayata gelmesinin üçüncü dördüncü haftasında, ektoderm deri ve beyin dokularına ayrılmaya başlar. Deri , tıpkı bir göl yüzeyinin gölün derinliklerinden ayrılması gibi beyinden ayrılır. Yüzeye dokunmak derinlikleri karıştırmak gibidir.

Zihinsel haller ve fiziksel sağlık durumu doğrudan cildi etkiler. Geçici haller ise kızarma, solma, tüylerin diken diken olması, ürperme ve terleme şeklinde deriye yansır. Yorgunluk ve kronik endişe gözlerin altında cildin morarmasına neden olur. Sarılık hastalığı deriyi sarartır. Kötü beslenme cildi çok kurumasına veya çok yağlanmasına yol açar.

Yere düşen bir çoçuğa söylenen "ovalım da geçsin" sözünün fizyolojik bir temeli vardır. Cildi ovmak ağrı sinyalini bloke eder. Bunun sebebi, ovalama dokunma sinirini uyarır ve aynı kanalı kullanmak için yarışan sancı sinirinin yolunu keser. İnsan sancıyı masaj yaparak geçirebilir.

Belkemiğinde çalışma yapılınca, fiziksel, duygusal ve zihinsel haller ortaya çıkar. Bunun nedeni şudur: belkemiği etrafındaki bölüm her türlü stresle ilgili duyu hatırasını depolar. Bunları dokunarak yüzeye çıkarırız. Beden-çalışması esnasında çoğu kez gözyaşlarıyla karşılaşırız. Bu bastırılmamalıdır. Derin duygusal travmanın açığa çıkması beyinde endorfin (vücudun doğal ağrı kesicisici) salgılanmasına neden olur.

Şu ana kadar, bilim bilinçli deneyime yol açan mekanizmaların ne olduğu hakkında hiçbir fikre sahip değildir. Ama ameliyatlı hastalarda, dokunma yaraların daha çabuk kapanmasını sağlamaktadır. Beden çalışması aslında beden-zihin sistemi eğitimidir. Açık duyu bilgisi etkin beden-çalışmasının içeriğini oluşturur. Rahatsızlık vermeden derinlere ulaşma önümüzdeki en büyük hedeftir.

Aldous Huxley hepimize "nöro-ilahiyatçı" olmamızı önermişti. İnsanlığı aynı anda hem bitkisel sinir sistemi hem de evrenin berrak ışığında düşünmemizi... Bireyleri fiziksel biçimleri, ruhsal ve duygusal bedenleri ile topyekun bir bütün olarak düşünmek gereklidir.

Ayrıca bak: "DERİ RUHUN AYNASI" yazısı


Dr. Petia PRIME (Belçika)









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy