Paylaş


GÖKLERİN YARAMAZ ÇOCUĞU

GÖKLERİN YARAMAZ ÇOCUĞU

“Benim özel habercim olacaksın!

Emirlerimi diğer tanrılara ve insanlara ileteceksin. Benden başka hiç kimse senden haberci olmanı istemeyecek!..

Bir de ölüler ülkesinin tanrısı olan Hades ile eşi Persephone’ye hizmet etmeni istiyorum.

Onların yaşadığı yere inmek, hele tekrar çıkmak hiçte kolay değil. Ama çevikliğinle, zekanla ve kurnazlığınla bu işi sen kolaylıkla başarabilirsin. Sandaletlerin, şapkan ve asan da sana yardım edecek.

Bana soracağın bir şey var mı?”

“Evet” dedi Hermes, dudaklarında arsız bir gülümsemeyle. “Yerini bana ne zaman devretmeyi düşünüyorsun?” Apollon’un dudakları büzüldü, yüzü aydınlandı ve kahkahalar atarak gülmeye başladı.

“Vay arsız yumurcak! Demek Zeus babanın tahtına göz diktin, öyle mi?”

Robert Krugmann, Merkür’ü böyle tanımlıyor Mitoloji Serisi adlı yapıtında.

İşte, altın sandaletleriyle denizlerin ve karaların üzerinde yelden hızlı yol alan, Tanrı’ların habercisi Hermes veya iletişim sembolü muzip, kıvrak zeka enerjisi ile yüklü Merkür…

İkizler ve Başak burçlarında baş rol oynayan, küçücük hacmiyle boyundan büyük enerji akıtan Merkür, akılsal, zihinsel ve bedensel iletişimi; kendimizi ifade edebilme yeteneğini sembolize etmektedir. Günlük hayatımızda, sıradan sayılacak haberlerden en ciddi konulara kadar enerjisinin olmadığı hiçbir alan yoktur. İş anlaşmaları, kontratlar, randevular, yolculuklar, iletişim ve alış veriş gibi aktivitelerimizi bu ufak gezegenin yaydığı enerjiye borçluyuz.

Merkür normal yörüngesinde ilerlerken olayları başlatmaya neden olmaz. Ama, retrograt hareket ettiğinde işler değişir. İç alemimizde parlak bir yolculuğa çıkan zihin faaliyetleri, bilincin derinliklerinde gizlenen algılama kapasitesini bilinç üstüne taşımamıza olanak verir. Ayrıntıları daha bir fark ederiz. Aklımız alışık olmadığımız biçimde çalışır. Bir şeyle meşgul olurken diğer bir konuyu düşünür, “Şu işi bitireyim, filan kişiyi arayayım, şunları söyleyeyim” deriz. Sürekli düşünce üreten zihnimiz, hemen başka bir fikre yönelir ve biz, az önce düşündüklerimizi uyguladığımızı zannederiz.

Merkür’ün retrograd oluşu kendini ‘gecikmelerle’ gösterir. Önemli bir randevuya gitmeyi unutabiliriz. Telefonumuz çalışmaz. Bilgisayar, faks gibi komünikasyon cihazları arıza sinyali verir. Posta gecikir, mesajlar gitmeleri gereken yere bir türlü ulaşamazlar. Evraklarımız (gözümüzün önünde olduğu halde) sırra kadem basarlar! Velhasıl, iç alemimiz pırıl pırıl olduğu halde, zihnimiz uyuşmuş gibidir. Bu durumu hızla akan otoyolda trafiğin birden durması gibi tarif edebilirim. Oysa her şey normaldir, sadece alışık olduğumuz algılama biçimi değişmiştir.

Detaylara daldığımız için ana temayı gözden kaçırabilir, sentez yapmakta güçlük çekebiliriz. Muzip Merkür, espri yeteneğini de stimüle ettiğinden, arap saçına dönen işleri mizaha dökerek anlatmamıza yardım eder. “Başıma gelen olaya inanmazsınız, şaka gibiydi!” cümlelerini kullandığınızda, Hermes’i yad etmeyi unutmayın!

Yılda üç veya dört kez gerçekleşen bu retrograd enerjiyi en verimli şekilde kullanmanın formülü, dikkatimizi düşünce akışımıza yöneltmektir. Birden ortaya çıkan olaylar karşısında ani karar vermekten kaçınarak, konunun üstünde biraz düşünmektir. Önemli bir belgeyi imzalamadan önce iyice gözden geçirmek yararlıdır. Ayrıca, yarım kalmış konuları bitirebilmemiz için eşsiz bir ‘temizlik ve düzenleme’ dönemidir. Enerjiyi duyumsayıp, tecrübe edince göreceksiniz ki, ona ayak uydurmaya çalışmak son derece eğlencelidir..

 


10.04.2005

Zeynep Değirmencioğlu / Nisan 2005









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy