Paylaş


YARIN İÇİN BİR FİDAN

Bir adam varmış gün doğmadan kalkıp eline kazmasını küreğini alıp yollara düşermiş. Güneş batana kadar şehirdeki ağaçlarla ilgilenirmiş. Uygun mevsim geldiğinde haftalarca ağaç dikmekle uğraşır, diğer zamanlarda fidan yetiştirip daha önce diktiği ağaçların bakımı, sulanması, budanması, aşılanmasıyla uğraşır dururmuş.

Soğuk bir kış günü dipleri donmuş ağaçların etrafını açmaya çalışırken olduğu yere yığılıp kalıvermiş. Yoldan geçenler adamı alıp hastaneye zor yetiştirmişler. Son anda donarak ölmekten kurtulmuş.

Doktor kendisine bu soğukta derdinin ne olduğu sormuş. Adam yaptığını anlatmış. Doktor biraz öfke biraz da alaycı bir tavırla, “Bu kurak şehir senin diktiğin birkaç ağaçla daha mı güzel olacak zannediyorsun?” diye sormuş.

Yaşlı adam şöyle yanıtlamış: “Yarına bakarak bunu söylemekte haklısın ama keşke yirmi yıl sonrayı da görebilseydin.”

Doktor adamın söyledikleri karşısında şaşırmış kalmış. Biraz toparlandıktan sonra, “E, adam sen de... bu zamanda deli mi ararsın...” diye söylenerek çekip gitmiş.

Adam ömrünün son anına kadar şehre ağaç dikip fidan büyütmeye devam etmiş ve birgün yaşlılıktan ölmüş.

Yıllar sonra bir gün, genç bir adam elinde motorlu testeresiyle bahçesindeki ağaçları kesmekle meşgulmuş. Yanına yaklaşan ihtiyarı fark etmemiş bile.

Yaşlı adam hışımla bağırmış:

“Be adam, sen ne yaptığını zannediyorsun. Hiç bu güzelim ağaçlar kesilir mi? Hem sen biliyor musun bu ağaçlar kaç yılda bu hâle gelir?”

Genç adam biraz şaşkın biraz da öfkeli şekilde cevap vermiş:

“Siz kim oluyorsunuz da benim bahçeme izinsiz girip bana bağırıyorsunuz? Üstelik böylesine yeşilliğin bol olduğu bir şehirde kesilen bir kaç ağaçtan ne çıkar?”

İhtiyar adam sakinleştikten sonra yeniden konuşabilmiş.

“Yarına bakarak bunu söylemekte haklısın, ama keşke yirmi yıl sonrayı da görebilseydin.” dedikten sonra toprağa oturup düşüncelere dalmış. Genç adam, yaşlı adamın dediklerinden oldukça etkilenmiş. Ona kendisine ne demek istediğini daha detaylı anlatmasını söylemiş. Yaşlı adam yıllar önce son derece kıraç ve ağaçsız bir yer olan şehrin nasıl ağaçlandığını, doktorluk yaptığı yıllarda donmak üzereyken kendisine gelen yaşlı adamın söylediklerini bir bir anlatmış: ‘Dün için yaşadık, bugün için yaşıyoruz, yarın için yaşayacağız. Attığımız her adım, kestiğimiz ya da diktiğimiz her fidan sadece kendi yarınımızı değil, çocuklarımızın, ülkemizin, hatta dünyanın geleceğini belirliyor.’ demiş. Bu sözlerinden sonra uzun uzun genç adama bakmış ve sözlerini şöyle tamamlamış: ‘Hepimizin yarınları adına, senin belki de hiç göremeyeceğin, yaşayamayacağın zamanlarda yaşayacak varlıklar adına pozitif fidanlar dik. Bu fidanı dilediğin her alanda dikebilirsin.”

Genç adam duyduklarından sonra yaptığının ne kadar yanlış bir şey olduğunu ve yaşlı doktorun sözlerini hiç aklından çıkarmamış.

 


25.05.2005

Gündüz ÖĞÜT









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy