Paylaş


KAPADOKYA

KAPADOKYA

Dünyada bir benzeri daha bulunmayan bu tabiat harikası eserler kolay oluşmadı tabii... Binlerce yıl önce Erciyes Hasan Dağı ve Melendiz dağlarının birbiri ile yarışan iki canavar gibi püskürttüğü lavlar ortalığı kapladı. Kor halindeki çamur kütleleri zamanla kül ve volkanik tüfe dönüştü. Nazlı nazlı akan Kızılırmak ise soğumuş lav kütlelerini yararak kendine yol buldu. Yağmur yağdı, rüzgar esti, güneş yaktı... Gevrek kayalar, bu güçlere karşı koyamadı. Ortaya derin vadiler ve peri bacaları çıktı. İhlara Vadisi, Belisırma Vadisi, Soğanlı Vadisi... Buna bir de "Kayacı"ların "Külünk"ü eklenince, daha bir şekillendi, ilmek ilmek işlendi Kapadokya... Günümüzde artık milyonlarca insanın gezip gördüğü Türkiye'nin en fazla turist çeken doğal merkezlerinden biri haline geldi.

Volkanik bir bölge olduğu için Kapadokya'da bastığınız toprak adeta ayağınızın altından kayıyor. Zaten toprak değil, kül tüf karışımı bir şey. Ancak bu karışım tarım açısından oldukça verimli. Çöl görüntüsü veren, erozyonla ufalanmış tüf zerreleri, güvercin gübresi ile zenginleştirilince bağ ve bahçeler için bulunmaz bir zemin oluşturuyor. En yaygın olan ise asma bahçeleri. Onun için bölge üzümü, şırası ve şarabı ile ünlü.

Yer altı şehirleri
Kapadokya vadilerinin yanı sıra, Nevşehir, Ürgüp, Göreme üçgenindeki Zelve, Avanos Çavuşin ve Avcılar beldeleri ile Uçhisar ve Ortahisar kaleleri gezmekle bitiremeyeceğiniz bir açık hava müzesi görünümünde. Turizmin gün geçtikçe geliştiği bölgede üretim de bu yönde yoğunlaşıyor. Avanos'ta kırmızı toprağın şekillendirdiği çömlekçilik, artık yerini testi, vazo, biblo gibi birbirinden güzel hediyelik eşyaların üretimine bırakmış. Yer üstünün peri bacaları gibi, yeraltı şehirleri ile de ünlüdür Kapadokya. Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak, Göztezin, Konaklı isimli yer altı şehirleri gezilip görülmeye değer mekanlar. Aklınıza yanlış birşey gelmesin. Sağlıklı bir solunum için gerekli hava bacaları, su ihtiyacı için sarnıçlar asırlar öncesinden yapılmış. Limon yatağı olarak kullanılan ve narinciye için modern buzhane vazifesi gören bu şehirler, son yıllarda turizmden daha da çok gelir elde etmeye başladı.

Göreme bölgesinde yoğunlaşan höyükler, kiliseler, fresk duvar süslemeleri ve yer altı şehirlerinin yanı sıra Selçuklu ve Osmanlı devri yapılan da gezip göreceğiniz tarihi eserlerle arısında. Bir de Ürgüp'ün en yüksek tepesi üzerindeki Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan'ın türbesi...

Muşkara'dan Nevşehir'e
9 asırdır Türk hakimiyetinde olan Kapadokya'nın öne çıkışı, Muşkara köyünden yetişerek saraya damat olan Lale Devri'nin ünlü Sadrazamı Damat İbrahim Paşa ile başladı. Doğup büyüdüğü köyü genişleterek imar eden İbrahim Paşa, buraya yeni şehir anlamında "Nevşehir" ismini verdi. Uzun yıllar Niğde sancağına bağlı kalan Nevşehir, artık Türkiye'nin dünyaca tanınmış turizm merkezlerinden biri...

Turizmle birlikte yolların genişletilmesi ve yeni otellerin açılması hayatı daha canlandırmış. Bölge insanı, sıcakkanlı ve misafirperver. Bulundukları mekanın kıymetini de biliyorlar. Bu yüzden gelen ziyaretçilerle yakından ilgileniyorlar.

Yakın davrananlar sadece yöre halkı değil, yöneticiler de... Turistlerin ve misafirlerin rahatı için tüm idareciler adeta seferber oluyor.


29.12.2005










© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy