Paylaş


TAPINAK

Bir zamanlar, uzak bir diyarda güçlü ve gururlu bir kral yaşarmış. Başarıları
ve dindarlığıyla övünen kral, eşsiz güzellikte bir tapınak inşa
ettirmeye karar vermiş. Ülkenin en yetenekli mimarları, mühendisleri ve
ustaları bu iş için seçilmiş.

Görkemli yapının tasarlandığı ihtişama kavuşması yıllar sürmüş.
Kral, tapınağın açılış gününü saptayıp azimle dua etmeye başlamış.
Biricik arzusu, açılış gününde Tanrı`nın bizzat gelerek mabedi kutsamasıymış.
Günlerce dua ettikten sonra, bir gece rüyasında beliren melek ona şöyle
seslenmiş:

`Açılış şöleni için başka bir tarih bulsan iyi olur...`

Kulaklarına inanamayan kral sormuş:

`Neden, nasıl yani?..`

`Çünkü Tanrı, o gün başka bir mabedin açılışına gidecek.`

Ülkenin en muhteşem tapınağını sadece kendisinin yaptırabileceğine
inanan kral donup kalmış.

`Peki, nerede bu tapınak,` diye sormaktan da kendini alamamış.

Melek, tapınağın bulunduğu köyün ismini verince, derhal tebdil-i kıyafet
ederek yollara düşmüş.

Yolculuk birkaç gün sürmüş. Köye varınca etrafı dikkatle süzmüş. Aradığına
benzer bir yapı göremeyince, kendisinin orada ne yaptığını merak eden köylülere:
`Burada görkemli bir tapınağın olduğunu işitmiştim,` diye izah
etmiş, `Onun yerini bilen var mı?`

Adamın kör ya da deli olduğunu düşünen köylüler, köyün dışında yaşayan
Poosalar adlı bir mistiğe danışmasını tavsiye etmişler. Kral, yıkık dökük
bir kulübeyi mesken tutan mistiği bulduğunda sorusunu yinelemiş. Poosalar,
bilmiyorum gibilerinden başını sallayınca, hükümdar diretmiş: `Mümkün
değil! Geçenlerde rüyama giren bir melek burada eşsiz bir tapınak inşa
edildiğini, Tanrı`nın da buraya gelerek onu açılış gününde kutsayacağını
söylemişti.`

Poosalar`ın gözleri dolmuş. Sevinç ve sevgiyle saatlerce ağladıktan sonra:
`Ben fakir bir adamım,` demiş, `Yıllar boyunca Tanrı için
bir tapınak yapmayı hayal etmiştim. Param olmadığından, onu zihnimde inşa
etmeye karar verdim. Her gün bir taş koydum, bir sütun diktim, ya da
mermerlerinden birini oydum. Bittiğinde de, Tanrı`nın gelip onu kutsamasını
diledim. Artık biliyorum, O, benim tapınağıma gerçekten gelecek!`

Dindarlığın asıl anlamını ilk kez kavrayan kral, adamın önünde saygıyla
eğilmiş ve şöyle demiş: `Ben de aynısını yaptım. Ama, benimkisi
kibirle inşa edildi. Amacı, sanırım gösterişti... Oysa, seninkinin her bir
taşına yüreğindeki aşk şekil verdi. Doğal olarak da Tanrı, senin tapınağına
gelmeyi seçti.`

Işık Menderes`in “İlahi Aşkın Öyküsü” makalesinden alınmıştır.



29.01.2008

/ Radikal, 11 Şubat 2006









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy