Paylaş


SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ

Eski Mısırlılarda kutsal yiyecek olarak adlandırılan üzüm, MÖ 4000’li yıllarda deniz yoluyla tüm dünyaya dağıtılmıştır. Üzümün çekirdeği, kabuğu ve yaprakları geleneksel tıpta bir çok dönemde şifa kaynağı olarak kullanılmıştır.

 

Üzüm çekirdeği yüksek oranda bilinen en güçlü antioksidan olan PCO (proantosiyanidin) içerir. C vitamininden 20 kat, E vitamininde de 50 kat daha güçlüdür. Antioksidanlar, vücudumuzda kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan alınan sigara alkol veya kirli havayla alınan zararlı maddeleri (serbest radikalleri) etkisiz hale getirir. Serbest radikaller, normal hücrelere saldırabilen onları harap eden yada mutasyona uğratan dengesiz oksijen molekülleridir.Serbest radikeller sebebi ile oluşan hasarlar sonucu kansere eşlik eden bir çeşit hücre büyümesi meydana gelir.Üzüm çekirdeği bu serbest radikallerin sebep olduğu DNA mızda ki oksidatif hasarlı risklerini azaltmaya yardımcı olur.

 

Yapılan bir araştırmada sıçanlara yüksek kalsiyum diyeti yanı sıra günde 4-5 gr üzüm çekirdeği ekstraktı  verilmesi ile kemik yoğunluğu  ve kemik mineral içeriği gibi parametrelerde belirgin düzelmeler gözlenmiştir. Aynı zamanda 1950`de üzüm çekirdeği Fransa`da satılan ilk damar koruyucu ilaçdır.(Fransa da üzüm çekirdeği “ilaç” kategorisinde satılmaktadır.)

 

Üzüm çekirdeği ekstraktı flavonoit tipi ( flavon-3-ol kateşınlar) bileşenler bakımından zengin olup oksidatif hasar önleyici (radikal süpürücü) etkisinin yanı sıra, kemik erimesine yol açan proteolitik enzimleride azaltıcı rol oynamaktadır.Aynı zamanda Japonya ‘da Nagazaki Üniversitesi araştırmacıları test tüpü çalışmaları sonucunda, siyah üzüm çekirdeği ekstresindeki biflovonoidlerin C vitamininden daha güçlü antioksidan aktiviteye sahip olduğunu bildirmişlerdir.

 

Üzüm çekirdeğinin bir başka faydalı yönü ise, cildin bağ dokusunda bulunan kollojeni sağlamlaştırarak cildin daha sıkı ve elastiki olmasında ve yaşlılık lekelerinin giderilmesinde doğal destekleyici olarak kullanılmasıdır. Daha az kırışıklığa neden olan kan damarlarının genişlemesi ve kasların rahatlatılması hususunda da olumlu etki gösterdiği bilinmektedir.

 

Erciyes Üniversitesinde fareler üzerine yapılan bir araştırmada siyah üzüm çekirdeğinin kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ve radyoterapinin olumsuz etkilerini azalttığı belirtildi. Bu çalışma The Turkish Journal Of Gastreoenterology ve American Journal Of Chinese Medicine isimli dergilerde yayınlandı.

 

1947 yılında Bordeaux Üniversitesi`nden emekli tıp profesörü, Fransız Kimyacı Jack Masquelier ve arkadaşları tarafından üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini doğrulayan dokuz deney yapmışlardır. Bununla birlikte çekirdek, göz kamaşması, gece körlüğü, maküler dejenerasyon gibi göz sorunlarının, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmışlardır.

 

Prof. Peter Rohdewald tarafından laboratuar fareleri, Hint domuzları ve köpekler üzerinde yapılan araştırmada doğal çekirdeğin, toksik, mutajenik, karsinojenik olmadığı tespit edilmiştir.

Yapılan başka bir araştırma da ise diyetlerine belli oranda siyah üzüm çekirdeği eklenen deneklerin kandaki HDL seviyeleri yükselirken, LDL seviyelerinin de düştüğü gözlemlenmiştir.


3.04.2009

/ www.aksuvital.com.tr - Şubat 2009









© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy