Paylaş


AYURVEDA

Tüm iyileştirici 'yaşam bilimi'

Ayurveda adı iki Sanskritçe kelimeden oluşur: Yaşam anlamına gelen ayur ve bilgi anlamındaki veda. Hindistan'da kullanılan esas tıp metodu olup, ayurveda hekimleri ve modern tıp doktorları yan yana çalışırlar.

Ayurveda'nın koruyucu doktrini, genelde hastalık arazları ortaya çıkmadan önce tedavi uygulanmasına dayanır. Bu da kişilerin sürekli olarak (yaşam tarzı, diyet, hobiler, cinsel yaşam, eş seçimi, ev ve işyerindeki koşullar, dini inançlar gibi), tüm yaşantılarını gözlemleyerek, gerektiğinde kendilerini yönlendirecek bir uzmanla temas halinde olmalarını gerektirir.

Hastalık durumunda verilen bir sürü remed (reçete) ve tedavi şekilleri vardır. Bunlar arasında ameliyat, bitkisel ilaçlar, kişiye özel hazırlanan mineral takviyeleri vardır. Toplam 8 bine yakın tedavi edici ve sağlıklı tutan ilacı mevcuttur.

Hindistan'da ayurveda eğitimi üç şekilde alınır: Tam vasıflı ve yetkili bir uzmandan eğitim alarak, ortodoks tıptan mezun olduktan sonra ayurveda kursuna devam ederek veya 100'den fazla yetkili ayurveda okullarından birine devam ederek. 5.5 yıl süren bir üniversite eğitimi sonucu Ayurveda hekimi ve operatörü diploması alınabilir.

Ayurveda'daki Üç Ana Güç

Ayurveda öğretisine göre, evrendeki her şey ve her varlık üç ana kuvvetten veya unsurdan oluşur. Sanskritçe'de bunlara Vat, Pit ve Kaf denir. Bu kuvvetlerin tüm fiziksel ve ruhsal süreçleri kontrol ettikleri düşünülür ve rüzgar, güneş ve ay ile kıyaslanırlar.

Vat (Vata) rüzgara benzetilir, çünkü rüzgar gibi devamlı hareket halindedir ve merkezi sinir sistemini kontrol eder.

Pit (Pitta) güneş gibi bir enerji kaynağıdır. Sindirim sistemi ile tüm biyokimyevi süreçleri kontrol eder.

Kaf (Kapha) dokudaki sıvıyı dengeler, hücre gelişmesini ve bedendeki sıkılığı kontrol eder. Tıpkı ayın med-ceziri kontrol ettiği gibi.

Sağlıklı yaşam için bu üç gücün birbiriyle uyum ve denge halinde olması gerektiğine inanılır. Dengesizlik halinde sağlıksızlık oluştuğu düşünülür. Bu güçlerin orantılarının her insanda doğuştan belirlendiği ve ömür boyu öyle devam ettiğine inanılır. Hekimin görevi, hastanın bu doğuştan gelen orantılarını ve varsa, dengesizliği tespit etmek ve ona göre tedavi uygulamaktır.

Vat dengesizliği düzensiz yemek yemek, yetersiz uyku, çok eşli cinsellik, ani kıskançlık gösterileri, asabi çıkışlar ve her türlü aşırı zorlanma halinde oluşabilir.

Pita dengesizliği sıklıkla hazımsızlık, asitlilik, fazla alkol alma, korku ve kızgınlık duyguları halinde ortaya çıkar.

Kaf (kapha) dengesizliği hareketsizlik, gündüz uyuma ve mevsimsel etkilerle oluşur.

Ayurveda hekimleri, vat, pit ve kaf kavramlarını kullanarak hastalarının ana mizaç ve yapılarını anlamaya çalışırlar ve bunu yaparken yaş ve gelişim düzeylerini de göz önünde bulundururlar.











© 2017 WebNaturel Doğal ve Sağlıklı Yaşam
Efes TECHNOLOGy